KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/9325 E., 2016/5506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Sanığın temyiz dilekçesi içeriğine göre "resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçlarından kurulan hükümleri temyiz ettiği gözetilerek anılan suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede; hükmün 4 nolu bendinde "CMK'nun" ibarelerinin "TCK'nun" olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı veya arttırıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Suç tarihinde arama kararı nedeniyle yakalanan sanığın üzerinde suça konu ve üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan “...” adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının ele geçirildiği olayda; sanığın yakalamadan kısa bir süre sonra gerçek kimliğinin anlaşıldığı, 30.10.2011 tarihli yakalama tutanağını kendi ismiyle imzaladığı ve dosyada sahte kimliğiyle düzenlenmiş herhangi bir belge olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2 - 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Sanığa yüklenen suçun adının hükmün başlığında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine “iftira” olarak gösterilmesi,
.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/9325, K. 2016/5506, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama