KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/94 E., 2017/1325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Bozma kararına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.07.2007 tarihli iddianame ile mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı cihetle, dosyadaki belge ve bilgilerin incelenmesinde; sanık hakkında aynı yere ilişkin mühür bozma suçundan Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2007/561 esas ve 2008/53 karar sayı ile 5 ay hapis cezası verilerek ertelendiği ve bu suçla ilgili iddianame tarihinin 19.04.2007 olduğu,
dava konusu mühür bozma suçunun bu tarihten önce işlenmesi nedeniyle her iki suçun zincirleme suç oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere zincirleme suç kapsamında kalan ve daha önce kesinleşen hükümle verilen cezanın hükmolunan cezadan mahsubu gerektiği gözetilmeden, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin söz edilen kararına konu olan suçun hukuki kesintiden sonra işlendiği ve bu nedenle zincirleme suç kapsamına girmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/94, K. 2017/1325, 23 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama