KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/9574 E., 2019/7837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
I-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, ayrıca sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, katılan ... Kurumu vekili ve sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğundan, katılan SGK vekili ve sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak değerlendirilip, gereğinin merciince takdir ve ifası için dosyanın mahalline İADESİNE,
II-Şikayetçi DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi kurumun kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, bu suçlarla ilgili olarak usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği dikkate alınarak, şikayetçi kurum vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanıklar ... ve ... hakkında ise kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve müdafii ile diğer sanıkların müdafilerinin temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
Abdi İbrahim ilaç firmasının ilaç mümessili olan sanık ...’ın, DSİ 9. Bölge Müdürlüğü kurum doktoru sanık ... ve ... Çimento Fabrikası kurum doktoru ... ile bu kurumlarda çalışan personel için sağlık taraması yapılmasına karar verdikleri, sanık ...’ın bir cihazla hastaları mantar taramasına soktuğu ve sanık olan doktorların bu tarama sonucuna göre reçete düzenledikleri, ancak bir kısım hastaların muayene olmamasına karşın muayene olmuş gibi haklarında reçete düzenlendiği ve böylece sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediği iddiası ile haklarında açılan kamu davasında;
1-Sanık ...’un cihazla kontrol edilip mantar hastalığı tespit edilen kişileri bizzat görerek ilaç yazdığını savunması, iddianamede isimleri yazılı ve soruşturma aşamasında muayene olmadıklarını beyan eden kişilerin, yargılama aşamasında muayene olduklarını, doktorun da muayene esnasında yanlarında olduğunu beyan etmeleri karşısında; sanık ...’un hastaları muayene ederek reçete tanzim ettiği, bu nedenle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ...’ın, cihazla hastaları kontrol ettiğini, mantar hastalığı tespit ettiklerini kendisine verilen listede işaretlediğini, reçeteleri bu listeye göre doktor ...’nun düzenlediğini savunması, sanık ...’nun ise muayenesi yapılan kişileri bizzat görmediğini, kendisine sadece laboratuvar sonuçları geldiğini, yapılan tarama cihazlar ile yapıldığından bu işlemi röntgen sonucu gibi düşünerek reçete düzenlediğini beyan etmesi karşısında; öncelikle kendilerine ilaç yazılmış kişilerle ilgili cihazla mantar taramasına ilişkin bir sonuç belgesi bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa dosyaya eklenmesi,
söz konusu cihazın uygulamada tarama işleminde kullanılıp kullanılmadığı, bu cihazın kullanılması için doktor sıfatına sahip olmanın gerekli olup olmadığı ve suça konu reçetelerdeki ilaçların yalnızca mantar hastalığı bulunduğu tespiti üzerine hastaları görmeden cihaz sonucuna göre yazılıp yazılmayacağının Sağlık Bakanlığı’ndan sorulması ve bu konuda gerekirse bilirkişi raporu aldırılması,
sadece cihaz taraması ile hastaları görmeden ilaç yazmanın mümkün olmadığının anlaşılması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.02.2014 tarih ve 2012/11-1347 esas ve 2014/30 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, doktor sanık ile ilaç mümessili olan sanık arasında maddi çıkar bağlantısı olduğuna dair dosyaya yansıyan somut bir delil bulunmadığı nazara alınarak eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/9574, K. 2019/7837, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama