KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/10188 E., 2019/6488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
TCK'nin 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Somut olayda; sanığın kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilerek durdurulduğu ve kimliği sorulduğunda herhangi bir kimlik belgesi ibraz etmeksizin kendisini kardeşi ...'nın kimlik bilgileri ile tanıttığı, ancak çelişkili beyanlarda bulunması ve karakolda yapılan üst aramasında asker kimliğinin bulunması üzerine gerçek kimliğini görevlilere söylediği olayda, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, dosyada kimliği kullanılan ... adına düzenlenmiş herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun" oluşmadığı,
sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde yazılı zamanaşımının,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/10188, K. 2019/6488, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama