KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/11103 E., 2018/6220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan beraat,
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet
1-Sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçları ile diğer sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından açılan kamu davasında; sanık ...'un savunmalarında, ...'nin işyerinde çalışan ...'in eniştesi olduğunu, onun aracılığı ile işe aldığını, eczane dışı işlerde çalıştığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, ...'nin 21.10.2011 tarihinde mahkemede alınan ifadesinde, söz konusu eczanede işçi olarak ve asgari ücretle çalıştığını beyan ettiği, tanık ...'in beyanında ...'nin işyerinde çalıştığını doğruladığı,
yine ... ... de SGK müfettişleri tarafından alınan ifadesinde, ...'in bir akrabasının eczanede çalıştığını ancak eczane dışındaki işlerle ilgilendiğini beyan ettiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanık ... tarafından temyize gelmeyen sanık ...'ye çalıştığını iddia ettiği süre içerisinde ücret ödemesi yapıp yapmadığına ilişkin varsa belgeleri ibraz etmesinin sağlanması ve defter belgeleri incelenerek ödeme yapıp yapmadığının araştırılması,
... ... tanık olarak beyanına başvurulması ve araştırılarak olaya ilişkin başkaca tanık bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa beyanlarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.01.2011 tarih ve 2011/66 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “ işyerinde fiilen çalışmayan diğer şüpheli ...'yi Sosyal Güvenlik Kurumuna sahte olarak bildirimde bulunmak suretiyle” denilerek dava açıldığı,
mahkemenin ise bu bildirim üzerine SGK tarafından sahte olarak resmi belge niteliğinde olan işe giriş kaydının (sigortalılık kaydı) yapıldığı gerekçesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğu, ancak iddianame içeriğinden yalnızca işe giriş bildirgesinden dava açıldığı ve sanığın fiilinin 5237 sayılı TCK'nın 207/1 maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek;
suça konu belge aslı dosya arasına alınıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belge aslı incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatma niteliği olup olmadığı belirlenerek sanığın fiilinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması,
b-Sübutu kabul edilen eylemin kül halinde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun bir vasfından beraat, diğer vasfından mahkumiyet hükümleri kurulması,
c-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/11103, K. 2018/6220, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama