KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/12265 E., 2020/2074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Defter ve belge gizleme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
I- Sanık hakkında 2010 takvim yılına ait defter ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; sanığın “soruşturma aşamasında çağrılmadım, mahkeme kağıdı elime geldiğinde haberdar oldum, eşim ...
30/11/2013 tarihinde vefat etti, eşim bir kamyon almıştı, yük taşıma işi yapıyordu, ben onun üzerine vekalet vermiştim, kamyonu benim üzerime yaptırmıştı, bütün işlerle de o ilgileniyordu, benim gerçekleştirmiş olduğu işlemlerle ilgili hiçbir bilgim yoktur, eşim Kenan ilgilenirdi, kendi öldüğünden dolayı kendisinden hesapta soramıyorum, kendisi bana hiç doğru konuşmazdı, işlerini anlatmazdı...”şeklindeki savunması karşısında,
gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanığın eşine vekaletname verip vermediğinin araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Defter ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi engel adli sicil kaydı bulunmayan ve takdiri indirim maddesi uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, yasaya aykırı,
3- Hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesi uyarınca sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı altsoyu haricindekiler yönünden ise uygulanması
gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/12265, K. 2020/2074, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama