KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/12346 E., 2019/6710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik, İftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Sanığın ikametinde uyuşturucu madde bulunması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında polisler tarafından kimlik istendiğinde müşteki ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, bu kimlik bilgisi üzerinden müşteki ... hakkında soruşturma işlemlerine başlanıp bu isimle gözaltına alındığı, sanığın gözaltında iken ibraz ettiği kimliğin sahte olduğunu söyleyip iftiradan döndüğünün anlaşılması karşısında;
sanığın soruşturmaya başlandıktan sonra iftiradan döndüğü ve bu nedenle TCK'nin 269. maddesinin 1. fıkrasının değil 2. fıkrasının uygulama koşullarının oluştuğu gözetilmeden, soruşturma başlamadan önce iftiradan döndüğünden bahisle sanığın cezasından bu madde uyarınca fazla indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere,
eleştiri konusu yapılan ve sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde sanığın cezasında TCK'nin 269. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması sırasında hesap hatası yapılmış olması nedeniyle düzeltilerek onama isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, eleştiriler dışında, hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddiyle;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/784 E, 2011/1120 K. sayılı kararıyla hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezası tekerrüre esas olduğundan, söz konusu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm çıkartılarak yerine ''Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/784 E, 2011/1120 K. sayılı kararıyla hükmolunan 2 yıl 8 ay hapis cezası kararının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/12346, K. 2019/6710, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama