KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/13867 E., 2020/554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Sanığın, 17.01.2014 tarihinde yokluğunda verilen hükmün.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak sanığın dosyadaki bilinen son adresi olan 20.02.2011 tarihli sorgusunda beyan ettiği adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarıldığı,
yapılan tebligat işlemi geçersiz olduğu gibi; mahkemenin vaki temyiz talebinin reddine dair 14.05.2014 tarihli ek kararının hüküm fıkrasına.
5271 sayılı CMK’nin 263/1 maddesi gereğince “cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin” de yazılması gerektiği halde bu hususun yazılmamış olması nedeniyle; temyiz süresinin hükmün tebliğ tarihinde başlamayacağı, sanığın temyiz dilekçesinin tarihi olan 16.07.2014 tarihinin hükmü öğrenme tarihi kabul edilerek, temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/13867, K. 2020/554, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama