KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/14510 E., 2020/414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak sorulması durumunda, kimlik bilgileri hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiğinden, sanığın beraatı yönünde görüş belirten tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.02.2018 tarihli 2015/11-256 Esas ve 2018/78 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır.
Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır.
Kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse, kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır.
Bununla birlikte suçun oluşması için kişinin beyanda bulunması yeterli olmayıp bu beyan üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde kolluk görevlilerince sanığın kullandığı çalıntı aracın durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulması sonrası, kolluk görevlilerine herhangi bir kimlik belgesi ibraz edemeyen ve kendisini ... ismiyle tanıtan sanığın, gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre düzenlenmiş bir belge olmadığının anlaşılması durumunda ise, eyleminin, Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesinde düzenlenen “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/14510, K. 2020/414, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama