KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/15494 E., 2018/10009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
I-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık vasisinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın yokluğunda verilip 11.04.2011 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, vasisinin yasal süresinden sonra 24.04.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Bozmadan önceki 24.03.2010 tarihli 2008/262-2010/156 esas ve karar sayılı mahkumiyet kararında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığından bu durumun kazanılmış hak teşkil ettiği ve tekerrür koşullarının da oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nin 58. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/15494, K. 2018/10009, 6 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama