İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/15505 K.2020/6881

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca…

Esas2017/15505Karar2020/6881Tarih12 Kasım 2020Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2017/15505 E., 2020/6881 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Sahte fatura düzenleme ve kullanma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/12/2012 tarihli, 2012/3389 esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden tek hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 12.11.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY VE EK GEREKÇE

Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2017/15505 Esas, 2020/6881 Karar sayılı onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.

Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih 2013/11 E. ve 2014/584 K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olup tümüyle bozulmalıdır.

Sayın çoğunluk ile ortaya çıkan uyuşmazlık yerel mahkemenin sahte fatura düzenleme suçundan mı yoksa, sahte fatura kullanma suçundan mı hüküm kurduğu noktasındadır. Diğer bir deyişle sayın çoğunluk, yerel mahkemece 2008 takvim yılı için sahte fatura kullanma suçundan hüküm kurulduğu, 2009 ve 2010 takvim yıllarındaki eylemlerinden dolayı ise sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarını bir kabul edip tek hüküm kurulduğu ancak aleyhe temyiz olmadığı içinde hükmün onanması gerektiğini kabul etmiştir.

213 sayılı VUK’nun 359/b maddesinde düzenlenen sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve birbirine de dönüşmeyeceği tartışmasızdır.

Sanık hakkında verilen Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 21.11.2012 tarih ve B.07.0.VDK.0.59.00.00/663.05(907)/2012/7537 sayılı üst yazısında 05.10.2012 tarih ve RDK-II-2012/111 sayılı mütalaa ve ekinde vergi suçuna atıf yapılmaktadır.

05.10.2012 tarih ve RDK-II-2012/111 sayılı mütalaada ise hangi suçlardan mütalaa verildiğine temas edilmeksizin vergi suçu raporu ve eklerine atıf yapılmaktadır.

04.10.2012 tarih ve 2012-A-1984/33 sayılı vergi suçu raporunun başlığında Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 1800343869 sayılı vergi mükellefi ..... San. Tic. LTD. ŞTİ.’nin 2008-2009-2010 yıllarında 213 sayılı VUK’nun 359/b maddesinde vergi kaçakçılığı suçu olarak tanımlanmış sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinin işlendiği belirtilmiştir.

Vergi suçu raporu içeriğinde ise mükellef şirket yetkilisi ...’nun 2008 yılında sahte fatura kullanması, 2009 ve 2010 yıllarında ise hem sahte fatura kullanması hem de düzenlemesi nedeniyle 213 sayılı VUK’nun 359/b maddesinde tanımlanan kaçakçılık suçlarını işlediği belirtilmektedir.

Yani sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, 2009 ve 2010 takvim yıllarında ise hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçlarından mütalaa verildiği anlaşılmaktadır.

Sanık hakkında düzenlenen Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2012 tarih 2012/3389-1289 sayılı iddianamesi ile yukarıda belirtilen vergi suçu raporunun sonuç kısmına uygun olarak 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma, 2009 ve 2010 takvim yıllarında ise hem sahte fatura kullanma hem de sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı görülmektedir.

Kovuşturma evresinde iddia makamınca 01.07.2014 tarihli oturumda bildirelen esas hakkındaki mütalaada “... sanığın 2008 yılında sahte fatura kullandığı, 2009 ve 2010 yıllarında ise hem sahte fatura kullandığı hem de sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, olay ile ilgili olarak savunması alınan sanığın özetle atılı suçu inkar ettiği, ancak tüm dosya kapsamından sanığın 2008,2009 ve 2010 yıllarında vergi kanunları uyarınca ibraz mecburiyeti olan belgelerden olan sahte faturaları sahte olarak düzenlemek ve bu şekilde sahte olarak düzenlenmiş olan faturaları kullanmak suretiyle 213 sayılı yasanın 359/b maddesine muhalefet ettiği...” belirtilmektedir.

Yani iddia makamınca mütalaa bildirilirken 2008-2009-2010 takvim yıllarında sanığın sahte fatura düzenlediği ve düzenlediği bu faturaları kullandığı belirtilerek cezalandırılması talep edilmektedir. Dolayısıyla mütalaa her üç takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilmiştir.

Buna karşılık yerel mahkemece verilen 18.09.2014 tarih 2013/11 E. ve 2014/584 K. sayılı gerekçeli kararın içeriğinde “... sanığın 2008 yılında sahte fatura kullandığı, 2009 ve 2010 yıllarında ise hem sahte fatura kullandığı hem de sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, olay ile ilgili olarak savunması alınan sanığın özetle atılı suçu inkar ettiği, ancak tüm dosya kapsamından sanığın 2008,2009 ve 2010 yıllarında vergi kanunları uyarınca ibraz mecburiyeti olan belgelerden olan sahte faturaları sahte olarak düzenlemek ve bu şekilde sahte olarak düzenlenmiş olan faturaları kullanmak suretiyle 213 sayılı yasanın 359/b maddesine muhalefet ettiği...” belirtilmektedir.

Yani iddia makamının esas hakkındaki mütalaası ile buna uygun olarak yerel mahkemenin gerekçesinde sanığın 2008-2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve düzenlediği faturalarıda kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilmiştir.

Kısa kararda ise suçun sahte fatura düzenleme mi ya da sahte fatura kullanma mı olduğu da belirtilmeksizin “sanığın üzerine atılı vergi kanununa muhalefet suçunu işlediği” belirtilmektedir.

Esas hakkındaki mütalaa ve gerekçeli karar içeriğinden ise sanığın 2008-2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve bu şekilde düzenlediği faturaları kullandığı belirtildiğinden hükümlerin her üç takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda yerel mahkemece 2008 takvim yılı ile ilgili hüküm kurulurken (sahte fatura kullanma suçuna ilişkin düzenlenen) mütalaa ve iddianameye aykırı olarak düzenleme suçundan hüküm kurulmuştur. Yani açılmayan davadan dolayı hüküm kurulması hali söz konusudur.

Bu bağlamda davasız yargılama olmaz ilkesinin dışına çıkılmaktadır.

2009 ve 2010 takvim yıllarında ise (yukarıda iddia makamının esas hakkındaki mütalaası ve buna uygun olarak yerel mahkemenin karar gerekçesi içeriği nazara alındığında) sahte fatura düzenleme suçlarından hüküm kurulmuş olduğuna göre bu yıllara ilişkin olarak sahte fatura kullanma suçlarından da mahallinde hüküm kurulabileceğine işaretle hükmün onanması gerekir.

Dolayısıyla sanık hakkında 2008 takvim yılı için kurulan mahkumiyet hükmünün davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlal edilmiş olması sebebiyle bozulması; 2009 ve 2010 yıllarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin de (sahte fatura kullanma suçlarından mahallinde hüküm kurulabileceğine işaretle eleştirili olarak) onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/15505, K. 2020/6881, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2017/15505
Karar No
2020/6881
Tarih
12 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/15512 K.2020/17659
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/15523 K.2020/16594
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/15533 K.2020/15707
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/15537 K.2020/17069
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/15543 K.2020/6773
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/15553 K.2020/15710

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.