KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/16075 E., 2018/2100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddütte mahal vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda sanık yönünden yüze karşı verilen hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı “tefhim ve tebliğden itibaren” şeklinde tereddütte yer verecek biçimde gösterildiğinden, sanık ...’nun 28.11.2014 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nun 231/11. maddesinin. “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlendiği,
buna göre anılan madde fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıklar yönünden mümkün bulunduğu cihetle, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın,
denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK'nun 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında ilk hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiği ve hükmolunan cezanın ertelenmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Adli emanette kayıtlı suça konu çek aslının akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/16075, K. 2018/2100, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama