KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/1740 E., 2018/9480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez,
evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 esas ve 2014/202 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu,
suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek; sanığın fiillerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme tek suç oluşturduğu gözetilmeden, 3 ayrı özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/1740, K. 2018/9480, 26 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama