KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/4138 E., 2017/4980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan fail de mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez.
Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir.
Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yetkilisi ve ortağı bulundukları başka şirketlerden dolayı borçları bulunan ... ile ...'un...ve Petrol Ürünleri Ltd.Şti'ni kurdurduklarının, şirketin yöneticisi olarak katılan ...'ı gösterdiklerinin, ...'ın şirket yöneticiliğinin evrak üzerinde olduğunun,..... ve Petrol Ürünleri Ltd.Şti ile sanıklar ... ve ...'un ticari münasebette bulunduklarının anlaşılması, dosyada mevcut 05.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda, sanıkların ortağı oldukları ...
Ltd.Şti ile..... ve Petrol Ürünleri Ltd.Şti arasında borç alacak ilişkisi bulunduğunun, büyük tutarlı parasal ilişkiler bulunduğunun,..... ve Petrol Ürünleri Ltd.Şti'nin ...Şubesi'ne kredi borcu bulunmadığının, dolandırıcılığa konu bir miktar tespit edilemediğinin belirtilmesi, katılan firma yetkilisi tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet tarihinden önce sahte olduğu belirtilen belgelerle ilgili olarak bankalara şahsi bir müracaatının bulunmaması,
katılan ...'ın 28.03.2007 tarihinde Dairemize göndermiş olduğu dilekçesinde;..... ve Petrol Ürünleri Ltd.Şti'nin ...'ün alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kurulan muvazaalı bir şirket olduğunu, kağıt üzerinde zorunluluktan geçici ortak olarak görünmesinden sonra katılan ...'ün hisselerini devraldığını, daha sonra kendisini yanına çağırarak ... gıda çarşı şubesinden para çekmek için yazılmış farklı tarihlerdeki birtakım talimatlar için suç duyurusunda bulunmasını istediğini, aksi taktirde bu talimatlardan kendisini sorumlu tutacağını söylediğini, hangi tarihli talimatlarla ilgili şikayette bulunacağını...'nın kendisine söylediğini,
talimatlardaki imzaların ...ya ait olduğunun belirtilmesi karşısında; katılan ...'ın sözü edilen dilekçe hakkında beyanı alınıp, vefat eden ...'ün suça konu belgeleri düzenleme tarihine en yakın tarihlerde atılmış bol miktarda samimi imza ve yazı örneklerinin içerir belgelerin çeşitli kurum ve kuruluşlardan araştırılarak temini ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/4138, K. 2017/4980, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama