KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/4646 E., 2018/397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
1-Sanık ve müdafiinin suçlamayı kabul etmeyerek asıl sorumlunun sanığın amiri durumunda olan tanık ... olduğunu savunmaları ve suça konu belgedeki diğer imzanın da adı geçen kişiye ait olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti açısından, muayene işlemine tabi tutulmadan hakkında sahte belge düzenlenen ... plakalı aracın sahibi olan ...'nun olay hakkında tanık sıfatıyla dinlenmesi, ayrıca kendisinden sanık veya sahte belgede imzası bulunan tanık ... ile aralarında bir yakınlık olup olmadığının sorulması; dinlenmesinden vazgeçilen tanıklar ... ve ...'ın sanığın savunmasının doğru olup olmadığı yönünden dinlenmeleri;
gerektiğinde araç sahibi ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulması ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilmesi; sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Sanığın kamu görevlisi sıfatı bulunmadığı halde; TCK' nın 204. maddesinin 1. fıkrası yerine, 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Sahtecilik suçlarının mağduru, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, sanığın üzerine atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunda, TÜVTÜRK A.Ş.'nin doğrudan zarar görmediği halde kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden, davaya katılmasına ve lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/4646, K. 2018/397, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama