KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/5048 E., 2017/7713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
1-)Sanığın, hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi, başkaca cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-)Sanığın, hakkında “başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-)TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir.
Somut olayda; yakalama tutanağı içeriğine göre, görevli memura mukavemet ve kasten yaralama suçlarından dolayı aranan ve adresinin tespit edilmesi üzerine yakalanan sanığın, kendisini Hasan Hüseyin Ak olarak tanıtıp suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, güvenlik görevlilerinin sanığı önceden tanıyor olmaları nedeniyle tutanağın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği ve tüm soruşturma işlemlerinin gerçek kimlik bilgilerine göre yapıldığının anlaşılması karşısında; kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği,
başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle. 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b-)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/5048, K. 2017/7713, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama