KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/5079 E., 2017/7687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Sanığın savunmasında, suça konu bonoları farklı tarihlerde düzenlediğini ve vade değişikliğinin de senetlerin düzenlendiği sırada yapıldığını söylemesi karşısında, tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında, müştekinin borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladığı iki adet bononun vade tarihlerini değiştirdiği ve bu bonoları icra takibine konu ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın sorgusunda, müştekiye buğday satması nedeniyle almış olduğu bonoların düzenlenmesi sırasında tarih hatası yaptığı için düzelttiğini söyleyerek suçlamayı kabul etmemesi; müşteki ve sanık tarafından ismi bildirilen tanık ...’ın, müştekinin sanıktan 2-3 defa buğday aldığını ve borcun 2008 yılının 8. ayında ödeneceğini bildiğini, zira köyde harman bittiği zaman ödeme yapıldığını söylemesi.
Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 14.07.2011 tarihli uzmanlık raporuda, 10.08.2007 düzenleme tarihli ve 800 TL bedelli bononun 15.08.2008 olan ödeme günü bölümündeki 7 rakamının aynı cins mürekkepli kalem ile 8 rakamına dönüştürüldüğünün, 10.02.2007 düzenleme tarihli ve 850 TL bedelli bononun ise ödeme günü bölümündeki aylar hanesinde bulunan 1 ve 2 rakamlarının üst üste yazılarak tahrifat yapıldığının, ancak rakamların hangisinin üstte, hangisinin altta olduğu hususunda tespitte bulunulamadığının belirtilmesi,
icra takibinin 17.11.2008 tarihinde başlatıldığı ve vade tarihlerinde tahrifat yapılmaksızın da bu tarihte kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılması olanağının bulunduğu, vade tarihinin daha ileri bir tarih olarak değiştirilmesinin borçlu aleyhine sonuç doğurmayacağı ve sanık tarafından icra takibine konu edilen diğer iki senette herhangi bir tahrifat bulgusuna rastlanmamış olmaması da nazara alındığında, atılı sahtecilik suçunun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden ve dosya arasında bulunan bonoların fotokopilerinin yapılan incelemesinde,
ödeme tarihi üzerinde yapılan tahrifatlar açıkça anlaşılabilir olup yapılan değişikliklere ilişkin parafın da bulunmadığının gözlemlenmesi karşısında, aldatma niteliğinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın eyleminin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı niteliğinde olmayıp, TCK'nın 211. maddesinin şartları oluşmadığı halde sanık hakkında bu madde hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/5079, K. 2017/7687, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama