KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/5635 E., 2017/9262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü;
1- Sanığın, katılanı borçlu göstererek düzenlediği 3 adet sahte bonoyu icra takibine koyduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suçlamayı kabul etmeyerek ısrarla suça konu senedin Milas Şubelerinde alışveriş esnasında Milas şubesinin yetkili müdürüne verildiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, savunmada bahsi geçen yetkili müdürün açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile CMK'nın 48. maddesi uyarınca tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak sanığın savunmasının araştırılması,
ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır.
Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 776 ve 777.) maddeleri uyarınca suça konu bono asıllarının duruşmaya getirtilip incelenerek, bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmediğinin tespit edilmesi ve aslının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu bonoların farklı tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair kesin delil bulunmayıp, TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi,
kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/5635, K. 2017/9262, 25 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama