KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/7972 E., 2018/11104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Asıl Karar: Mahkumiyet
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 14.05.2013 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:
1- Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın suçlamaları kabul etmeyerek faturaların gerçek olduğu ve ödemelerini elden nakit veya banka aracılığı ile yaptığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sahte faturaları düzenlediği iddia edilen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediği, dava açılıp açılmadığı araştırılarak,
düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde bu raporlar ve şirket yetkilileri hakkında açılan dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, gerektiğinde faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi,
mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, sanık hakkında vergi suçu raporu ve dava şartı olan mütalaaya uygun olarak, "2006 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan kamu davası açıldığı,
sanık hakkında “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve “sahte fatura kullanma” suçları birbirine dönüşemeyeceği halde, kararın gerekçe kısmında sahte fatura kullanma suçundan bahsedilip, hüküm kısmında ise “sahte fatura düzenleme“ suçundan hüküm kurulduğu belirtilmek suretiyle hükümde çelişkiye yol açılmış olması,
b) Aynı takvim yılı içerisinde birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/7972, K. 2018/11104, 27 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama