KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/8999 E., 2017/6010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
1-Sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2006 takvim yılında sahte fatura kullandığının iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın atılı suçlamayı kabul etmeyerek söz konusu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye istinaden alındıklarını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla; faturaları düzenleyen şirketler hakkında vergi inceleme raporlarının düzenlendiğinin belirtildiği görülmekle, sahte fatura düzenlediği iddia olunan şirketler hakkında düzenlenen raporlar getirtilerek, şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi,
mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp,
karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık müdafiinin savunmasında ve Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada; sanığın Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 25.06.2013 tarih ve 2012/54 Esas-2013/335 Karar sayılı “2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan mahkumiyetine dair hükmün, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 07.10.2015 tarih ve 2015/1965 Esas-2015/5230 Karar sayılı ilamı ile bozularak iade edildiğinin anlaşılması karşısında;
mükerrer yargılamanın önlenmesi veya zincirleme suç koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi bakımından, sanık hakkında bu dosya ile açılmış benzer başka davalar bulunup bulunmadığı da araştırılarak ilgili dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, mümkünse birleştirme hususunun düşünülmesi, değilse özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretlerinin dosya içerisine konulması, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararı altında işlenen zincirleme suçu mu, yoksa ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız suçları mı oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/8999, K. 2017/6010, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama