KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/9968 E., 2017/5861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK'nın 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçu olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen bu suç önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek,
uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, basit yaralama suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunuluk bulunması,
2-Hükmün esasına etkili delil ve evrakların tamamı dosya içerisinde bulundurulmadan hüküm kurulması,
3-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-9. maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde yeni kararın CMK’na göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, kararın gerekçesinde CMK'nın 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yalnızca daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara atıf yapılmasıyla yetinilerek gerekçeden yoksun olarak ve denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı biçimde hüküm tesisi,
4-Kabule göre de;
a)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)8,00 TL'den ibaret yargılama giderinin inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan (20,00 TL'den) daha az olmasına rağmen sanıktan tahsiline karar verilmesi,
c)Adli emanetin 2009/165 sırasına kayıtlı suça konu eşyalar hakkında karar verilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/9968, K. 2017/5861, 21 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama