KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/1595 E., 2018/2597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
I-Sanık hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek“ suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarıca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek“ suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asıllarının veya onaylı suretlerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında;
sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu da nazara alınarak, suça konu fatura asılları yada onaylı suretlerinin duruşmaya getirtilerek incelenip, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıkları tespit edilerek dosya arasında bulundurulmasından sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/1595, K. 2018/2597, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama