KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/1739 E., 2019/1878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Sanığın, sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile sahte nüfus cüzdanı çıkarttığı olayda, şartları oluştuğu halde TCK'nin 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, gerekçeli karar başlığında 08.05.2007 olarak yazılan suç tarihinin, sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenleyerek Nüfus Müdürlüğü’nden aldığı nüfus cüzdanını 15.02.2010 günü yakalandığı sırada ibraz ederek kullandığı göz önüne alındığında, resmi belgede sahtecilik suçunun nüfus cüzdanının kullanıldığı 15.02.2010 tarihi olarak Mahkemesince düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden; sanığın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/1739, K. 2019/1878, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama