KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/4753 E., 2021/1274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
5237 sayılı TCK'nin 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için sanığın öncelikle bir suç işleyip kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerekeceği; hakkında başka bir suç nedeni ile yakalama kararı bulunan sanığın, yakalanmamak maksadıyla başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerini kullanmaktan ibaret eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturmayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40. maddesinin birinci fıkrası ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmüne haiz olup, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır.
Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nin 206. maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinde Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, hakkında yakalama kararı bulunan sanık ...’in pastanede oturduğu yönünde gelen ihbara istinaden kolluk görevlilerince sanık ...’den kimlik ibrazı istendiğinde sanığın kendisine ait olmayan kimlik bilgilerini vermekten ibaret eylemi nedeniyle TCK’nin 268. maddesindeki başkasının kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/4753, K. 2021/1274, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama