KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/6992 E., 2019/645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2019
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.10.2018 tarih ve 2018/12156 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.11.2018 tarih ve KYB-2018/89053 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda .....Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/05/2018 tarihli ve 2014/17108 soruşturma, 2018/4465 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii .....1.
Sulh Ceza Hakimliğinin 01/06/2018 tarihli ve 2018/1351 değişik iş sayılı kararını “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı,
aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin hayatta iken sağlık karnesinin doktor olması nedeniyle şüphelide olduğundan vasi tayinine karar verilmesini sağlamak için hiç kullanmadığı (örn: memantin isimli ilaç) ilaçları yazdırıp kullandığı gibi gösterdiğini, müştekinin hiçbir şekilde bu ilaçların alımında imzası olmadığı gibi doktora da gitmediğini, bu şekilde kızı olan şüphelinin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediğini beyan etmesi karşısında, müştekinin vasi tayinine ilişkin .....3.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/433 esas sayılı dosyası ile verilen hükmün Yargıtay ilgili dairesinin inceleme sonucu ve şüpheli tarafından istenilen vasiyetnamenin iptalini kabul eden .....2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından müşteki hakkında verilen raporların çelişkili olduğu, bu nedenle de Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu anlaşıldığı halde bu dosyanın da sonuçlanması beklenilmeden itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/6992, K. 2019/645, 21 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama