İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/974 K.2020/4015

Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve tartışılan delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;

Esas2018/974Karar2020/4015Tarih6 Temmuz 2020Okuma4 dk · 748 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2018/974 E., 2020/4015 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

748 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve tartışılan delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, somut olayda TCK'nin 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden;

dosya içerisinde mevcut sanık ve katılan tarafından imzalanmış suça konu bonoların tamamının sanık tarafından katılana teslimine dair 15.12.2011 tarihli belge sureti de dikkate alınarak, bonoların aynı anda veya farklı tarih ya da tarihlerde katılanın yetkilisi olduğu şirkete teslim edilip edilmediği araştırılarak,

sonucuna göre bonoların aynı anda teslim edildiğinin tespiti halinde tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu sanık hakkında TCK‘nin 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması,

Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2020 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.

(K.O)

KARŞI OY

Dairemizin 2018/974 Esas, 2020/4015 Karar sayılı 06.07.2020 tarihli kararına ilişkin karşı oy:

Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı, sanığın sahte olarak tanzim ettiği farklı gerçek kişiler adına düzenlenmiş birden fazla belgelerin farklı tarihlerde düzenlenip kullanıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmasa dahi zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.

Dairemizin 2017/14699 Esas, 2020/755 Karar sayılı 03.02.2020 tarihli kararına ilişkin karşı oylarımızda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere;

5237 sayılı TCK’na hakim olan ilke gerçek içtima olduğundan, bunun sonucu olarak, "kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza" söz konusu olacaktır. Nitekim bu husus Adalet Komisyonu raporunda da; "Ceza hukukunun temel kurallarından birisi, ‘kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır' şeklinde ifade edilmektedir. Bunun istisnaları, suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında, işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Böylece verilen her bir ceza, bağımsızlığını koruyacaktır" şeklinde ifade edilmiştir. Bu kuralın istisnalarına ise, 5237 sayılı TCK’nun "suçların içtimaı" bölümünde, 42 (bileşik suç), 43 (zincirleme suç) ve 44. (fikri içtima) maddelerinde yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.04.2014 tarihli kararında da "... aynı suç işleme kararı ile 5 farklı gerçek kişi adına sahte belge düzenlenmesi halinde birbirinden bağımsız beş ayrı resmi belgede sahtecilik suçu oluşacağına dair uygulamanın ölçülülük ilkesine aykırı olacağı, ancak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini..." benimsemiştir.

Kanaatimizce de topluma karşı suçlar arasında düzenlenen belgede sahtecilik suçlarında toplumu oluşturan bireylerin tamamının mağdur olacağı kabulü doğru ise de eylemin doğrudan doğruya belirli bir gerçek kişinin zararına işlenmesi ve gerçek kişilerinde haksızlığa uğraması durumunda bu gerçek kişinin de mağdur olacağını kabul etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Katılana ait işyerinde pazarlama elamanı olarak çalışan sanık ...'nin; yaklaşık 15-16 farklı gerçek kişi adına bedel ve tarihleri farklı 25 adet bonoyu sahte olarak tanzim ederek sattığı mallar karşılığı olarak katılan ...'ya verdiği iddia ve kabul edilen olayda;

Suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlenip kullanıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmasa dahi adlarına sahte bonolar düzenlenen ve borç altına sokulan kişilerin Nüfus İdaresine kayıtlı gerçek kişiler olduğu gözetildiğinde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının doğru olduğu,

Aynı suç işleme kararı ile aynı anda gerçekleştirilen sahtecilik fiillerinde toplumun yanı sıra gerçek kişilerinde haksızlığa uğraması ve gerçek kişilerin birden fazla olması halinde teselsülü reddetmenin adalet ve hakkaniyete uygun bulunmayacağı dairemiz ve yargıtay uygulamalarında kabul gördüğü,

Nitekim sanığın temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 26/04/2017 tarih ve 2014/22475 Esas, 2017/10114 Karar sayılı ilamı ile kararı yalnızca " 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi gereğince, resmi belgede sahtecilik suçunun cezasının iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olduğu gözetilmeksizin, hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verildiği, 43. maddesi yönünden yapılan artırım ve uygulamanın bir bozma sebebi yapılmadığı,

Adlarına sahte belge düzenlenen gerçek kişilerinde haksızlığa uğradıkları, borçlandırıldıkları, mağdur edildikleri ve menfaatlerinin ihlal edildiği dikkate alındığında TCK'nın 43/1-2 maddesi hükümlerinin uygulanmasının adaletli bir sonuç olacağı,

Mahkemenin TCK'nin 43/1-2 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin kabulü ve uygulamasında sonucu itibarı ile bir isabetsizlik bulunmadığından, kararın "Onanması" gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun "Bozma" düşüncesine katılmıyorum. 06.07.2020

Karşı Oy · ... · 11. Ceza Dairesi Üyesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/974, K. 2020/4015, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2018/974
Karar No
2020/4015
Tarih
6 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/975 K.2020/3937
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/977 K.2020/14809
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/977 K.2020/2462
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/982 K.2020/3398
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/987 K.2020/3391
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/989 K.2020/4401

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.