KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2019/10004 E., 2023/2629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2012/604 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri temyiz konu edilmemiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, çekin sahte olduğunu bilerek kullandığına dair delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında beraat kararı verilen sanık ...'un, suça konu keşidecisi katılanın şirketinin gözüktüğü, ... ... lehine düzenlenen, aynı kişinin ve sanık ...'nın ciranta olduğu, 9870 TL bedelli çeki bankaya sunması, görevlilerce sahte olduğunun belirlenmesi, akabinde katılan şirket yetkilisince de çekin kopya çek olduğunun belirtilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, çekte ciranta gözüken ... ile ... ...'e sattığı mallara karşılık aldığı suça konu çeki ...'a kendisinin verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Beraat eden sanık ..., çekle bir ilgisinin olmadığını, ciranta olarak gözüken kişinin soyadının farklı olduğunu, yine telefon numarasının da kendisine ait olmadığını, ancak TC kimlik numarasının kendisine ait olduğunu beyan ederek, beraat eden sanık ... ise çeki sanık ...'dan aldığını, kontrol için gittiği bankada sahte olduğunu öğrendiğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
4. Katılanın çekin kopya olduğunu beyan ettiği, alınan bilirkişi raporlarında sanık ...'ya ait ciro ve imzanın bu sanığa ait olduğunun, diğer tüm yazı ve imzaların sanıklara ve katılana ait olmadığının bildirildiği, sanık ...'nın çeki aldığını iddia ettiği kişi ile aralarındaki ticari ilişkiye dair belge ve bilgi sunmadığı anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri temyize konu edilmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sanık ...'ya ait ciro ve imzanın bu sanığa ait olduğunun, diğer tüm yazı ve imzaların sanıklara ve katılana ait olmadığının bildirilmesi, sanık ...'nın çeki aldığını iddia ettiği kişiler ile aralarındaki ticari ilişkiye dair belge ve bilgi sunamaması, yine bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini de bildirmemesi karşısında sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2012/604 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10004, K. 2023/2629, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama