KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2019/10765 E., 2023/7469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/48 E., 2015/185 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Lice Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; samimi ikrarına rağmen ceza miktarının fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın...Tabur Komutanlığı'nda er olarak askerlik vazifesini yaptığı sırada ayağından yaralanması sonucu 60 gün hava değişimi aldığı, hava değişimi ve istirahat raporunun sonunda sanığın ...Devlet Hastanesi'nden usulüne uygun bir şekilde 19.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 19.06.2014 tarihli ve ... kurul kayıt sıra numaralı 1 ay istirahat raporu daha aldığı, sanığın 19.06.2014 tarihli rapor üzerinde oynama yaparak istirahat süresinin bitimine müteakip 19.07.2014 tarihli ... numaralı ve 19.08.2014 tarihli ... numaralı sahte istirahat raporları düzenleyip Komutanlığa verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. 01.09.2014 tarihli tutanağa göre, sanığın 01.09.2014 tarihinde birliğine teslim olduğu tespit edilmiştir.
3. Jandarma Genel Komutanlığı ihbar evrakı dosya arasındadır.
4. Sanık, atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
5. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 11.11.2014 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı’na hitaben yazılmış cevabi yazısında, sanığa 20.05.2014 tarihli ve 19.06.2014 tarihli ... numaralı iki adet istirahat raporu verildi bildirilip, bu iki raporun onaylı suretleri gönderilmiştir.
6. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın 05.02.2015 tarihli cevabi yazısı ile 19.06.2014 tarihli istirahat raporu aslı dosya arasına gönderilmiştir. Yapılan kriminal inceleme sonrası, rapor aslı ...Devlet Hastanesi’ne iade edilmiştir.
7. Davaya konu rapor asılları ise temin edilememiş, sanığın Jandarma Genel Komutanlığı’na ibraz ettiği 19.06.2014-19.07.2014 ve 19.08.2014 tarihli istirahat raporları fotokopileri dosya arasına alınmıştır.
8. 19.06.2014 tarihli asıl rapor ile 19.07.2014 ve 19.08.2014 tarihli rapor fotokopilerinin incelenmesi üzerine ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 20.02.2015 tarihli raporuna göre; söz konusu belgelerin sahteliği sabit ise üzerlerinde mühür izi ve yetkili adına atılı imzaları ihtiva etmeleri nedeni ile fotokopi belgelerle işlem yapan kurumlarca muteber birer belge olarak kabul göreceklerinden aldatma kabiliyetini haiz oldukları şeklinde kanaat bildirilmiştir.
9. Mahkeme fotokopiden ibaret istirahat raporlarının sahte olarak tanzim edilip kullanıldığının kabulü ile zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında resmi belgede sahtecilik suçu bakımından somut olayda;
her ne kadar fotokopiden ibaret iki adet istirahat raporunun kriminal incelemesi sonunda aldatma niteliğinin bulunduğu yönünden tespitte bulunulmuşsa da, davaya konu istirahat raporlarının asıllarının ele geçirilemediği anlaşılmakla, aslı ele geçmeyen belgelerin aldatıcılık niteliği tespit edilemeyeceğinden, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Lice Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10765, K. 2023/7469, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama