İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2526 K.2023/1947

Sanık ...'ın mağdur sanık ...'ye yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından beraatine ilişkin hükümler yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 tarihli, 2007/3-167 Esas ve 2007/222 Karar 10.06.2014 tarihli, 2013/12-834…

Esas2019/2526Karar2023/1947Tarih27 Mart 2023Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2019/2526 E., 2023/1947 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2013/295 E., 2015/321 K.
Suçlar
Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hükümler
Beraat, mahkûmiyet,
Temyiz edenler
O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ...
Tebliğname görüşleri
Red, bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Sanık ...'ın mağdur sanık ...'ye yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından beraatine ilişkin hükümler yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 tarihli, 2007/3-167 Esas ve 2007/222 Karar 10.06.2014 tarihli, 2013/12-834 Esas ve 2014/321 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet savcılarının temyiz süresi.

5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) kıyasen uygulanan 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet savcısının 29.04.2015 tarihinde verilen hükmü yasal süre geçtikten sonra 31.07.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Mağdur sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2013/295 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında;

a) 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

b) Kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,

c) Kasten yaralama suçunun değişen suç vasfına göre 5327 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan adı geçen Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine,

2. Mağdur sanık ... hakkında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Cumhuriyet savcısının temyizi; kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının her ikisinin de sübut bulmasına rağmen sanığın beraatine hükmedilmesinin hatalı olduğuna, yaralama eyleminin taksirle işlendiği düşünülecek olsa bile bunun bilinçli taksir biçiminde gerçekleştiğinin göz ardı edildiğine ilişkindir. 2. Sanık ...'nin temyizi resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlemediğine, eksik araştırma ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, ceza verilecekse de lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Mağdur sanık ... ile sanık ...'ın 20.09.2013 tarihinde buluştukları ve arabayı yol kenarına çekerek alkol aldıkları, adli tıp raporunda her iki sanıkta da sıyrık ve ekimoz izleri bulunduğu, kıyafetlerinde yırtılmalar olduğu, bu delillere göre her ikisinin de kavga ettikleri, bu esnada sanık ...'in ele geçirilemeyen silah ile diğer mağdur sanık ...'i yaralayarak hastaneye götürdüğü anlaşılmıştır.

2. Mağdur sanık ...'in kolluk görevlileri nezdinde verdiği ifade de; sohbet esnasında sanık ...'in elinde silahla uğraşırken silahın yanlışlıkla ateş aldığını; Cumhuriyet savcısı huzurunda ise, yoldan geçen bilmediği bir arabadan meçhul bir şahıs tarafından ateş edildiğini belirterek çelişkili ve yalan beyanda bulunduğu iddia edilmiştir.

3. Mahkemece; sanık ... hakkında kasten yaralama suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun gerçekleştiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığı gerekçeleriyle beraat, yaralama eyleminin esasen taksirle yaralama suçuna vücut vereceği ve şikayet bulunmadığı belirtilerek düşme hükümleri kurulmuş; mağdur sanık ... hakkında ise sanık ...'ın kendisini yaralamasına rağmen soruşturma aşamasında yalan ve çelişkili beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...'ın Mağdur Sanık ...'ye Yönelik Kasten Yaralama ve 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Beraatine İlişkin Hükümler Yönünden Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin yasal süresinden sonra olduğu anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Mağdur Sanık ... Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Mahkumiyetine İlişkin Hüküm Yönünden

1. Silahla kasten yaralama olayının mağduru olan sanık ...'nin, kendisini yaralayan kişiye dair ilk beyanında sanık ...'in silahla uğraşırken kazara kendisini vurduğunu, sonraki beyanında ise yoldan araba ile geçen tanımadığı bir kişi tarafından yaralandığını beyan ederek çelişkili ifadeler vermesi nedeniyle yalan beyanda bulunduğu kabulüyle sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de.

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre ''Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.

Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır..." şeklindeki kabulü dikkate alındığında,

mağdur sanık ...'nin beyanının doğruluğunun kamu görevlileri tarafından araştırılmasının zorunlu olduğu, bu araştırma sonunda beyanın gerçeğe uygun olup olmadığının belirleneceği, nitekim Cumhuriyet savcısının da mağdur sanığın beyanı ile bağlı olmayıp tüm delilleri toplayarak sanık ...'in kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işlediğine dair yeterli kuşku oluştuğu kanaatiyle kamu davası açtığı nazara alındığında, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mağdur sanık ...'nin beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,

2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki ''Seri Muhakeme Usulü ve Basit Yargılama Usulü''nün uygulanmasıyla ilgili olarak,

7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra,

16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden.

02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ...'ın Mağdur Sanık ...'ye Yönelik Kasten Yaralama ve 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Beraatine İlişkin Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2013/295 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Mağdur Sanık ... Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Mahkumiyetine İlişkin Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2013/295 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/2526, K. 2023/1947, 27 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/2526
Karar No
2023/1947
Tarih
27 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2638 K.2023/1339
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/2657 K.2023/2717
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2662 K.2023/2183
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/2666 K.2023/2811
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2678 K.2023/1327
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2763 K.2023/1177

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.