İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1299 K.2020/5976

Ek karar; temyiz isteminin reddi

Esas2020/1299Karar2020/5976Tarih19 Ekim 2020Okuma7 dk · 1.381 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2020/1299 E., 2020/5976 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2020
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Vergi Usul Kanununa Muhalefet
Hüküm
Asıl karar; mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.381 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Ek karar; temyiz isteminin reddi

Hükümlü ... hakkında ...

Temyiz Mahkemesi'nin 31/03/2014 tarihli ve 427 sayılı kararı ile vergi kaçakçılığı suçundan hükmedilen ve "gıyabi hüküm" niteliğinde bulunduğu açıkça belirtilen neticeten 6 yıl hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin kararın infazının devralınması talep edilmiş olmakla, hükümlünün...’da yürütülen yargılamanın hiçbir aşamasında bizzat yargılamaya katılmadığı, yalnızca seçilen avukatlar tarafından temsil edildiğinin bildirilmiş olması nedeniyle; hem ülkemizin hem de... devletinin taraf olduğu,

uluslararası adli işbirliği kuralları çerçevesinde, cezai konularda yabancı mahkemeler tarafından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik infazın devralınması taleplerine ilişkin olarak, esasen yabancı bir hukuk sisteminin geçerliliğinin kabul edilmesi suretiyle anlaşmaya taraf devletler yönünden mülkilik ilkesine bu anlamda istisna getiren,

01/03/1977 tarihli ve 2081 sayılı Kanun‘la onaylanması uygun bulunduktan sonra 14/12/1977 tarihli ve 16139 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Yargılarının Milletlerarası Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesi‘nin 21/2. maddesi gereğince “gıyabi hüküm” olarak nitelendirilen mahkûmiyet hükmünün infazının, aynı Sözleşmeye göre özel hükümlere tabi bulunduğu ve bu şekilde ayrıntılı hükümler içeren uluslararası sözleşmenin, Anayasa‘nın 90. ve 6706 sayılı Kanun‘un 1/3. maddeleri gereğince öncelikle uygulama alanı bulacağı.

Sözleşmenin 41. ve Yargıtay Kanunu'nun 1. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemelerce verilen bu tür taleplere yönelik kararlar yönünden temyiz kanun yolunun öngörüldüğü, Mahkemenin yargılama sırasında hem uluslararası sözleşme hem de 6706 sayılı Kanun hükümleri uyarınca karma uygulama yapmasının verilen kararın tabi olduğu kanun yolunu değiştirmeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafinin itirazı üzerine merci...

9. Ağır Ceza Mahkemesi‘nin 20/04/2020 tarihli ve 2020/392 Değişik İş sayılı itirazın kabulüne yönelik ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilerek ve Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 07/05/2020 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;

Dairemizin 19/09/2019 tarihli 2019/5469 Esas ve 2019/6452 Karar sayılı ilamında da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; “gıyabi hüküm” niteliğindeki ...

Temyiz Mahkemesi‘nin 31/03/2014 tarihli ve 427 sayılı kararının Türkiye’de infaz edilebilmesi için öncelikle, Türk mahkemeleri tarafından bu yönde verilmiş bir karara ihtiyaç olup, Anayasa‘nın 90. ve 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu’nun 1/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken Ceza Yargılarının Milletlerarası Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesi’nin gıyabi yargılamaya ilişkin 3. Bölümü (21-30. maddeleri) uyarınca uygulama yapılarak, anılan Sözleşmenin 23. maddesinde belirtilen meşruhatları içerir davetiye ile birlikte infazının devralınması talep edilen kararın bir örneğinin sanığa tebliğ edilmesi,

gıyabi hüküm niteliğindeki hükme yönelik itiraz hakkı tanındıktan sonra, bu hususta Sözleşmenin 24-26. maddeleri uyarınca işlem yapılarak, sanığın yeniden yargılama yapılması talebinde bulunması halinde Sözleşmenin 26/3-4., 27 ve 28. maddeleri doğrultusunda yeniden yargılama yapılması ile 40. maddede belirtilen hususlar göz önüne alınarak yapılacak inceleme sonrası verilecek karara karşı, Sözleşmenin 41. maddesine göre temyiz kanun yolunun bulunduğunun belirtilmesi, bu şekilde Sözleşmede belirtilen prosedür gerekli sürelere de riayet edilmek şartıyla yerine getirildikten sonra,

yabancı devlet mahkemeleri tarafından verilen mahkûmiyet kararlarının Türkiye’de infaz edilebilmesinin koşullarından birisi olan “zamanaşımı“ koşulunun, Türkiye’nin Sözleşme’nin Ek-1/c. maddesi uyarınca çekince hakkını kullanmamış olması nedeniyle, dava zamanaşımı değil ancak ceza zamanaşımı olarak dikkate alınabileceği de gözetilip, Mahkemece infazın devralınmasına yönelik bir karar veya yapılacak yargılama neticesinde yeni bir karar verilmesi gerektiği halde,

bu prosedüre uyulmaksızın hem 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu hem de Sözleşme hükümleri uyarınca karma uygulama yapılarak infazın devralınmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2020 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Yabancı mahkemelerin ceza hukukuna ilişkin ilamlarının Türkiye’de infazına yönelik iç hukukta yapılan uyarlama yargılamalarında, yasanın açık hükmü gereği başvurulacak kanun yolu “itiraz” kanun yolu olması nedeniyle bu tür kararlara karşı “temyiz” kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

İlgili Avrupa Konseyi Sözleşme ve İç Hukuka ilişkin düzenlemelerin tarihsel süreci aşağıdaki gibidir;

Yabancı Mahkeme kararlarının Türkiye’de infazına ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, “Ceza Yargılarının Milletlerarası Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesi” olup, bu Sözleşmenin Onaylanması ve Uygulanması Hakkındaki Kanun 2081 No. 1.3.1977 Kabul tarihli, 15877 Sayı, 13.3.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sözleşmenin Onaylanması ve Uygulanmasına ilişkin yukarıda mezkûr Kanunun 5. maddesinde, iç hukukta yapılacak uyarlama yargılamalarında başvurulacak kanun yolunu da açıkca düzenlemiştir. Buna göre; “Sözleşmenin, müeyyidelerin yerine getirilmesi ile ilgili 5 inci bölümü gereğince mahkemelerde verilecek nihai kararlara karşı acele itiraz yoluna başvurulabilir.” denilmiştir.

Sözleşmenin Onaylanması ve Uygulanmasına ilişkin Kanun ile yetinilmeyerek, konu ayrıntılı bir şekilde iç hukukta 3002 Sayılı Yasa ile ayrıca düzenlenmiştir. Bu kanun, “Türk Vatandaşları Hakkında Yabancı Ülke Mahkemelerinden ve Yabancılar Hakkında Türk Mahkemelerinden Verilen Ceza Mahkûmiyetlerinin İnfazına Dair Kanun” dur. (3002 No, 8.5.1984 Kabul tarihli, 18402 Sayı, 15.5.1984 Tarihli Resmi Gazetede Yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.)

3002 Sayılı Kanunun da bu tür kararlara karşı başvuru yolu ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre, “acele itiraz” başlıklı 7. maddesi uyarınca; “Mahkemece verilen karara karşı Cumhuriyet savcısı, hükümlü veya vekili tarafından acele itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz merciinin tayininde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 299. maddesi hükmü uygulanır." denilmiştir.

Dikkat edileceği üzere, 3002 Sayılı Kanunda Sözleşmenin Onaylanması ve Uygulanmasına İlişkin Kanunun 5. maddesi ile aynı doğrultuda düzenleme yapılarak, bu tür kararlara karşı “itiraz” (5320 Sayılı Yasanın 7/2. maddesi ile) kanun yolu öngörülmüştür.

Yukarıda zikredilen Sözleşmenin Onaylanması ve Uygulanması Hakkında Kanunun 5. maddesi ile 3002 Sayılı Kanunun tamamı, 29703 Sayı, 5.5.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan, 6706 No, 23.4.2016 Kabul tarihli, Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasının b. ve c. bentleri ile ilga edilmiştir. Ancak bu mülga yasaları burada zikretmemizden maksat, sözleşmenin onaylanmasından bu güne kadar geçen zamanda yapılan tüm yasal düzenlemelerde, bu tür kararlara karşı “itiraz” kanun yolunun öngörüldüğünün vurgulanmasıdır.

Konuyu yeniden düzenleyen 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanununun, 26. maddenin 5. fıkrası ile “… Uyarlama kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir…” demek suretiyle, yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de infazına ilişkin uyarlama yargılaması sonucunda verilecek kararlara karşı, önceki düzenlemeler ile paralellik arz edecek şekilde, “itiraz” kanun yolu öngörülmüştür.

Dairemizin çoğunluk görüşüne dayanak gösterilen ve 15877 Sayı, 13.3.1977 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmenin 41. maddesi incelendiğinde, madde metninin sayın çoğunluğun görüşünü desteklemediği ilk bakışta anlaşılabilecek mahiyettedir.

Sözleşmenin 41. maddesi aynen; “istenilen yerine getirme bakımından bu bölüm gereğince mahkemelerin verecekleri kararlar ile 37 nci maddeye göre tayin edilecek idarî makamın kararı üzerine başvurulan hâkimlerin kararlarına karşı kanun yolu tanınacaktır.” denilmektedir. Dikkat edileceği üzere Sözleşme’nin 41. maddesinde iddia edildiği üzere, “temyiz” yolundan değil, “kanun yolundan” bahsedilmektedir.

“Kanun yolu” kavramı, sadece temyiz kanun yolunu değil, itiraz ve istinaf da dâhil kanun yollarının tamamını içine alan üst bir kavramdır. Bu nedenle, iç hukukumuzda bu tür uyarlama kararlarına karşı, gerek eski Kanunlar döneminde (2081 sayılı Yasanın 5. maddesi ve 3002 sayılı Yasanın 7. maddesi) gerekse şimdi yürürlükte olan 6706 sayılı Kanun döneminde itiraz kanun yolu öngörülmüştür.

Dairemizin çoğunluk görüşünde, kararın gıyapta yapılan yargılama neticesinde verilmiş olması nedeniyle temyiz yasa yolunun açık olması gerektiği yönünde kanaat oluşmuş ise de bu kanaate katılmak mümkün görülmemiştir. Şöyle ki, Sözleşme hükümlerine göre “gıyapta” yapılan yargılamada “yüz yüze” yapılan yargılamaya göre ilave bazı düzenlemeler öngörülmüş ise de; kanun yolunu düzenleyen Sözleşmenin 41. maddesinde, bu konuda her hangi bir ayırım yapılmaksızın “kanun yolu” denilmek suretiyle, durum üye ülkelerin iç usul hukuklarına bıraktığı görülmüştür.

Sözleşmenin 41. maddesinin sarahati karşısında, olayda Anayasanın 90 ve 6706 sayılı Kanunun 1. maddesinin 3. fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığından ayrıca tartışmaya gerek duyulmamıştır.

Her ne kadar sayın çoğunluk, dava konusu dosyanın temyizen incelenebileceği yönündeki görüşüne, Yargıtay Kanununun 1. maddesini dayanak olarak göstermiş ise de; bu görüşe de katılmak mümkün değildir. Şöyle ki; Yargıtay Kanununun 1. maddesinde aynen: “Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile bu Kanun ve diğer kanunların hükümlerine göre görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.”

Yargıtay Kanununun 1. maddesinden de açıkca anlaşılacağı üzere; Yargıtay’ın nihai bir adli kararı “temyizen” inceleyebilmesi için kanunun–yasa yolu olarak- başka bir adli yargı merciini belirlememiş olması gerekmektedir. Yasada, kanun yolunun açıkca belirlendiği durumlarda Yargıtay Kanununun 1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Yabancı mahkeme kararlarının infazı amacıyla yapılan uyarlama yargılamalarında verilen nihai kararlara karşı 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanununun 26. maddesinin 5. fıkrası ile “… Uyarlama kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir…” demek suretiyle açık bir düzenleme bulunduğundan, dava konusu olayda Yargıtay Kanununun 1. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı izahtan varestedir.

Açıklanan tüm bu nedenlerden ve 6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanununun 26. maddesinin 5. fıkrasının açık sarahati karşısında, söz konusu kararın temyizi kabil olmadığından, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 19.10.2020

Muhalif Üye ...

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/1299, K. 2020/5976, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1299
Karar No
2020/5976
Tarih
19 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/1299 K.2020/4309
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/1299 K.2020/2526
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/1299 K.2020/1407
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1299 K.2020/21287
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/1300 K.2020/12082
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1300 K.2020/21288

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.