İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4586 K.2023/7389

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305…

Esas2020/4586Karar2023/7389Tarih19 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.438 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2020/4586 E., 2023/7389 K.·B Ozma Üzerine

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/481 E., 2020/166 K.
Suç
Kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik
Hükümler
Beraat
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.438 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanıklar hakkında 30.05 2006 tarihli eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, ...

8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2015 tarihli ve 2014/450 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle verilen düşme kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/1650 Esas, 2019/4787 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen "kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik" suçu için suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü maddelerinde öngörülen cezasının üst sınırına göre,

aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen 15 yıllık asli dava zamanaşımının, suç tarihten iddianame tarihine kadar gerçekleşmediği" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma üzerine, ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/481 Esas, 2020/166 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, belgelerdeki imzaların katılana ait olmadığının sabit olduğuna, belgelerden menfaat temin edenlerin sanıklar olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Katılan ...'ın, ...İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited şirketinin %90,...

İnşaat Ticaret Proje Limited Şirketinin %33,33, ... ...Turizm İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. nin %15 kurucu ortağı ve hissedarı olduğu, katılan ... ve sanıklar ... ve ...'ın kardeş oldukları, sanıklar ... ve ...'ın ise son iki şirketin ortakları olduğu, katılan ..., kardeşleri olan sanıklar ... ve ...'ın 1998 tarihinden 2006 tarihine kadar bir kısım hisse devir senetleri, noterlikçe düzenlenen vekaletname ve imza sirkülerinde sahtecilik yaptıkları iddiası ile şikayetçi olduğu, katılanın iddiasına konu ...

4. Noterliği tarafından düzenlenen 30.05.2006 tarihli, 19124 ve 19125 yevmiye numaralı imza beyannamelerinde yer alan imzaların katılanın el ürünü olmadığının tespit edildiği, ancak noterde saklanması zorunlu belgeler üzerinde yapılan incelemede, 30.05.2006 tarihli, 19124 ve 19125 yevmiye numaralı imza beyannamelerinin sol yan kenarı kısmında "..." yazılarının katılan ...'ın yanında çalışan sanık ...'un elinden çıktığının belirlendiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanık ... savunmasında, ... ve... şirketinin ortağı olduğunu, katılan iddia ettiği gibi adına sahte imza sirküleri çıkarmasının mümkün olmadığını, o dönemde fiilen üç kardeş birlikte çalıştıklarını, yönetim kurulunun toplanıp karar aldığını, hazır olan ortakların imzaladığını, hazır olmayanların ise imzalarını sonradan attıklarını, imza devri söz konusu olduğunda kurye vasıtasıyla gerekirse noterden imza sirküsü çıkarıldığını, kuryeden kastının katılan ...'ın yanında çalışan sanık ... olduğunu, el yazısının da bu kişiye ait çıktığını, bu nedenle imzaların Ömer tarafından müştekinin bilgisi dahilinde atılmış olabileceğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Sanık ... savunmasında, ... ...şirketinin ortağı ve %40 hissedearı olduğunu, diğer ortakların kardeşleri olduğunu, aynı zamanda sanık ...'in yüzde %5 hissedar olduğunu,... şirketinin de %33 ortağı olduğunu, müşteki ile aralarında ihtilafların bulunduğunu, iddia edildiği gibi hisse devir senetlerindeki imzaların kendileriyle bir ilgisinin olmadığını, ekspertiz raporuna göre imzaların müştekiye ait olmadığı ortaya çıkınca kendilerinin de araştırmaya başladığını, sanık ...'un o dönemde müştekinin birçok işini takip ettiğini, müşteki ile sanık ...'in danışıklı şekilde bu işlemleri yapmış olabileceklerini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Sanık ... savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, müşteki ve sanıkların dayıları olduğunu, iki şirkette %5 oranında hissedar olduğunu, ...'ın yanında 1998 yılında çalıştığını, imza sirküsüne ihtiyaç duyulduğu zaman iş yeri çalışanı ...'nun imza sirkülerini ilgili kişilere imzalattırıp götürdüğünü, yanında noter veya görevlendirilmiş katip olmadığını, imza sirkülerinin kendisi tarafından düzenlenmediğini ve imzalanmadığını ifade etmiştir.

5. Tanık ... beyanında, şirkette ön muhasebeci olarak çalıştığını, katılan ile sanıkların kardeş olduklarını, adı geçenlerin önceden birlikte güzel iş yaptıklarını, ancak daha sonra aralarında ihtilaflar çıktığını ve bunun üzerine birbirlerini şikayet etmeye başladıklarını, kendisi hakkında da şikayette bulunduklarını, başkaca bir bilgisinin olmadığını, ifade etmiştir.

6. Suça konu belgelerde katılan adına atılı bulunan imzaların taklit edilmek suretiyle sahte olarak oluşturulduğu, sanıklar veya başka bir şahıs tarafından atılıp atılmadığı yönünde görüş bildirilmesinin mümkün olmadığına dair ekspertiz raporu ile suça konu 30.05.2006 tarihli, 19124 ve 19125 yevmiye numaralı imza sirkülerinin sol yan kenar kısımlarında "..." ve "..." yazılarının sanık ...'un elinden çıktığına dair 16.03.2014 tarihli bilirkişi raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda, Mahkeme sanıkların yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile temyize konu beraat kararlarını vermiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden

Sanıklar ... ve ...'ın istikrarlı savunmaları, savunmalarını destekleyen bilirkişi raporları ve tanık beyanlarının içeriği, sanıklar ile birlikte uzunca süredir adı geçen şirketlerde kurucu ortak ve hissedar sıfatıyla temsil yetkisi de bulunan katılanın basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunması ve 1998 yılından bu yana yapıldığını iddia ettiği usulsüzlükleri şikayet tarihine kadar fark etmemesinin ticari hayatın gerçekleri ile bağdaşmaması hususları da nazara alındığında; tüm dosya kapsamı itibariyle sanıkların beraatine ilişkin mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

Katılan ...'ın, ...İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited şirketinin %90,...

İnşaat Ticaret Proje Limited Şirketinin %33,33, ... ...Turizm İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. nin %15 kurucu ortağı ve hissedarı olduğu, katılan ... ve sanıklar ... ve ...'ın kardeş oldukları, sanıklar ... ve ...'ın ise son iki şirketin ortakları olduğu, katılan ..., kardeşleri olan sanıklar ... ve ...'ın 1998 tarihinden 2006 tarihine kadar bir kısım hisse devir senetlerini, noterlikçe düzenlenen vekaletname ve imza sirkülerinde sahtecilik yaptıkları iddiası ile şikayetçi olduğu, katılanın iddiasına konu ...

4. Noterliği tarafından düzenlenen 30.05.2006 tarihli, 19124 ve 19125 yevmiye numaralı imza beyannamelerinde yer alan imzaların katılanın el ürünü olmadığının tespit edildiği, ancak noterde saklanması zorunlu belgeler üzerinde yapılan incelemede, 30.05.2006 tarihli, 19124 ve 19125 yevmiye numaralı imza beyannamelerinin sol yan kenarı kısmında "..." ve "..." yazılarının katılan ...'ın yanında çalışan sanık ...'un elinden çıktığının tespit edildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, beraat eden sanıklar ...ve ...'ın aşamalarda vermiş oldukları beyanlarında sanık ...'un katılanın yanında çalıştığını,

suça konu belgelerin üzerinde yer alan "..." ve "..." yazılarının karakteristik olarak ...'un yazısına benzediğini iddia etmeleri üzerine yapılan bilirkişi incelemesi ile iddialarının doğru olduğunun belirlenmesi ve tüm dosya kapsamı karşısında.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında açıklandığı ve Dairemizin benzer birçok kararında vurgulandığı üzere: belgelerde sahtecilik suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmelidir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez.

Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura herhangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının kastı ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur. Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir.

Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.

Somut olayda, gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; katılan ...'ın beyanı alınarak imza sirkülerinin sanık ... tarafından imzalanmasına rızasının bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre sanığın katılan ... adına daha önce düzenlediği ve imzaladığı belgelerin olup olmadığı da araştırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme sonucu dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/481 Esas, 2020/166 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/481 Esas, 2020/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4586, K. 2023/7389, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4586
Karar No
2023/7389
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4594 K.2023/7593
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4704 K.2023/7265
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4771 K.2023/6870
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/4811 K.2023/7522
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2020/4822 K.2023/10324
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/4840 K.2023/4124

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.