İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/479 K.2022/21160

A)Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Esas2020/479Karar2022/21160Tarih28 Aralık 2022Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2020/479 E., 2022/21160 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2022
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar
Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Hükümler
Mahkumiyet
Tebliğnamedeki düşünceler
Onama, düzeltilerek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma

A)Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

a)Sanığa yüklenen hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,

b)Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan dolayı kurulan hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,

B)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

1)Sanığın, ... Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd.

Şti adına işveren vekili olarak katılanların işçi alacaklarını ödemesinden sonra, katılanların sanık ile birlikte asıl ve alt işverenlere karşı açtıkları işçi alacağı davalarını kazanarak işçi alacaklarını asıl işverenden yeniden almaları üzerine, katılanlar tarafından işe giriş sırasında verilen kimlik fotokopileri arkasına renkli fotokopi yolu ile bono oluşturup doldurmak ve katılanlar adına oluşturduğu sahte ciroya dayanarak katılanlara karşı icra takibi yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda;

katılanların beyanlarında sanığa herhangi bir borçlarının olmadığını, herhangi bir senet düzenleyip vermediklerini, işçi alacaklarını alamadıkları için işçi alacağı davası açtıklarını ve bu şekilde davayı kazanarak alacaklarını asıl işverenden aldıklarını beyan ettikleri, sanığın hukuki ilişkiye dayanan alacağına delil olarak sunduğu temliknameye ilişkin katılan ...'un beyanında belirsiz süreli iş sözleşmesinde adına atılı tüm imzaların kendisine ait olduğunu ancak sözleşmeyi imzaladığında ikinci sayfasında el yazılı alacağın devir ve temlikine ilişkin kısmın bulunmadığını, bu kısmın sonradan doldurulmuş olduğunu,

herhangi bir temlikname düzenlemediğini beyan ettiği, suça konu senetler arkasındaki imzaların katılanlara ait olup olmadığı yönünde yaptırılan bilirkişi incelemelerinin de eksik olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle katılanlar ..., ... ve ...'ün suça konu bononun keşide tarihine yakın tarihlerde resmi kurumlara verdiği imzalarının bulunduğu belgeler getirtilerek,

katılan ...'ün işçi temsilcisi olarak sanığın aşamalardaki beyanlarına istinaden diğer işçiler adına imza atmış olma ihtimali de değerlendirilerek tüm belgeler yönünden incelemeye konu edilmesi ile suça konu bonoların arkasındaki ciranta imzalarının katılanlara ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması,

imzaların katılanlara ait çıkmaması halinde eylemin TCK'nın 204 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak katılanlara ait çıkması halinde katılanların işe girişi sırasında hukuka aykırı şekilde alınan imzalı kimlik fotokopilerinin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması nedeniyle eylemin TCK'nin 209/2 maddesi delaletiyle resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanık tarafından fotokopileri dosyaya sunulan belirsiz süreli işçi sözleşmesi başlıklı aynı zamanda ikinci sayfalarında temliknamelerin yer aldığı belge asıllarının temin edilerek katılanlara gösterilmesi,

imzaların kendilerine ait olup olmadığının, sanık ile aralarında bu şekilde bir alacağın devri sözleşmesi yapılıp yapılmadığının, sanık tarafından kendilerine ödenen işçi alacağı olup olmadığının sorulması, anılan belgelerde şahit olarak imzaları yer alanların CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, anılan belgeler gösterilerek imzaların kendilerine ait olup olmadığının ve belgelerin içeriğinin sorulması ile sanık ve katılanlar arasında suça konu bonolara dayanak teşkil eden bir hukuki ilişki bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi,

sonucuna göre sanığın eyleminin TCK'nin 211. maddesi kapsamında "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükümleri kurulması,

2)Kabule göre de;

a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu,

suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında,

değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; açıklanan ilkeler doğrultusunda, somut olayda; sanık tarafından aynı suç işleme kararının icrası kapsamında suça konu sahte oluşturulmuş bonoların katılanlar aleyhine icra takibine konulmasından ibaret eylemin, zincirleme biçimde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan üç ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,

b)UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiş davalarının bulunduğu da gözetilerek, sanık hakkında benzer suçlara ilişkin davalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c)5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca dolandırıcılık suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, resmi belgede sahtecilik suçundan belirtilen nedenlerle hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 28.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y. ...

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/479, K. 2022/21160, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/479
Karar No
2022/21160
Tarih
28 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/515 K.2022/9854
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/531 K.2022/1704
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/544 K.2022/9853
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/558 K.2022/1713
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/569 K.2022/1709
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2020/571 K.2022/1652

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.