KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/6144 E., 2023/6165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/283 E., 2015/457 K.
- Suçlar
- Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 Tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/457 Karar Sayılı Karar ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; kararın bozulması, lehe hükümlerin uygulanması, hükmedilen cezaların ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Daha önce işlediği iddia olunan suçlar ve kesinleşmiş mahkûmiyeti nedeniyle hakkında yakalama kararları bulunan sanığın, rutin olarak yapılan kimlik kontrolünde ibraz etmiş olduğu suça konu nüfus cüzdanı üzerinde polis memurlarınca yapılan incelemede, sahteliğinden şüphelenilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 02.04.2015 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiş, Mahkeme hâkiminin suça konu nüfus cüzdanı üzerinde gözlemde bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık savunmasında, suça konu nüfus cüzdanını kullandığını kabul etmiştir.
4. Mahkemece, sanığın yüklenen suçları işlediği kabul edilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/457 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak,
oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6144, K. 2023/6165, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama