KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/6657 E., 2023/8744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/139 E., 2015/439 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, suça konu çeki katılanın bilgi ve rızası dahilinde düzenlediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, babas... adına ve katılan ... lehine keşide ettiği 25.10.2013 keşide tarihli ve 22.000,00 TL bedelli çekin arkasına katılan ...'ün sahte cirosunu atmak suretiyle ... isimli kişiye verdiği, daha sonra bu çek nedeniyle katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı; kriminal ve bilirkişi raporları, katılan beyanı, sanığın tevilli ikrarı ve Mahkeme gözlemi uyarınca eylemin sabit olduğu kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile bozma sebebi dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanığın, icra takibi sonrası çek bedelini ödemesi ve katılanın herhangi bir zararının olmaması karşısında, sanık hakkında ceza belirlenirken somut olarak gerekçeleri açıklanmadan “suçun işleniş şekli ve özellikleri, suçun işlendiği zaman ve yer, suça konu belgenin değeri, kastın yoğunluğu, cezanın caydırıcılığı ve ıslah ediciliği” şeklinde bir kısım yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilip, yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 5 Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/139 Esas, 2015/439 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6657, K. 2023/8744, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama