KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/6695 E., 2023/8579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/15 E., 2015/874 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kimlik bilgileri kardeşine ait ehliyeti sahte olarak düzenlediğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; suçu ikrar etmiştir.
3. Emniyet Kriminal Ekspertiz raporu ile suça konu belgenin tamamen sahte olarak üretildiği, düzenli bir yapıya sahip olması ve fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş mühür izinin bulunması nedeniyle ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece; suça konu belge incelenerek aldatma niteliğine ilişkin gözlem yapıldığı görülmüştür.
5. Yüklenen suçun sübutu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İddia, savunma, olay tutanağı, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Adli emanette kayıtlı suça konu belge akıbeti hakkında karar verilmemiş ise de mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6695, K. 2023/8579, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama