KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/6702 E., 2023/7381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/8 E., 2015/573 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosyanın yeniden incelenmesine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde başka bir soruşturmaya konu suç nedeniyle yakalanan sanığın görevlilere kendisini ... olarak tanıtıp bu kişinin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan kriminal incelemede, nüfus cüzdanı üzerindeki mevcut fotoğrafın tahrif edilerek yapıştırıldığı ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun tespit edildiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul ettiğini ifade etmiştir.
3. Suça konu nüfus cüzdanındaki mevcut fotoğrafın, daha önce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu ve yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair 09.10.2013 tarih ve 2013/11485 sayılı uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, suça konu belge duruşmada incelenmiş, özellikleri tutanağa geçirilmiş ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir.
5. Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğünün bulunduğu görülmüştür.
6. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu dışında kalan kişiler için hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususunun, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra,
15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/8 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6702, K. 2023/7381, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama