KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/6890 E., 2022/16339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 Sayılı Kanun'a aykırılık
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
... ... ...
A) Sanıklar ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık ... hariç diğer sanıklar hakkında 213 sayılı VUK‘nin 367. maddesine göre usulüne uygun olarak verilmiş mütalaa bulunmadığından Mahkeme tarafından durma kararı verilip mütalaa verilip verilmeyeceğinin sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanıklar ..., ... (...), ..., ..., ... ile ... hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan beraat hükümlerine ve sanık ... hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan beraat hükmüne katılan vekilinin; sanık ... hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanık ...’nun temyizlerinin incelenmesinde;
1. Sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ... hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan mütalaa bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkeme tarafından öncelikle 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda dava şartı yokluğu nedeni ile davanın düşmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat kararları verilmesi,
2. Sanık ...’ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 18.10.2017 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanık ... hakkında kurulan hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6890, K. 2022/16339, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama