KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/13276 E., 2022/20035 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
...
Sanığın 22.01.2014 tarihli duruşmada alınan savunmasında “...çek verildikten sonra masraflar kesilip kalan kısmı kredi olarak verilmişti...” şeklindeki beyanı karşısında tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;
hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suçun vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 01.12.2022 tarihinde Başkanvekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Yz.İşl.Md. Y. M.Ş.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen ilamındaki onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum.
TARTIŞMANIN KONUSU
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilen olayda eksik araştırma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İDDİA
Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2013 tarih 2013/42589 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında ... Otelcilik Ltd. Şti. olarak ... TAŞ... şubesine suça konu ... Oto Sanayi Şubesi üzerinden 31/09/2005 tarih, 6.750 TL tutarlı ... Elektronik Keşideli çeki verdiği, çekin karşılıksız çıktığı, çekteki keşideci imzasının mağdur ...'a ait olmadığı böylece üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nin 158/1-f, son, 53, 58, 54 maddeleri sevkiyle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2014 tarih 2013/413 Es, 2014/408 Kr. sayı ile sanığın TCK'nin 158/1-f, j, son, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 11.240,00 TL APC ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
SAVUNMA
Sanık aşamalardaki savunmalarında ... Otelcilik isimli işyerinde muhasebeci olarak çalıştığını, kendisinde genel vekaletname olduğunu, anılan çeki bu vekaletnameye istinaden ciro ettiğini ve bankaya götürüp krediye teminat olarak verdiğini, açılmış kredinin olduğunu, çek verilince masraflar kesilince kalan kısmının kredi olarak verildiğini, aradan uzun zaman geçtiği için çekin ne şekilde ... Otelciliği'ne geçtiğini hatırlamadığını, ancak bir önceki ciranta ...'dan geçmiş olabileceğini, sahte olduğunu bilmediğini, çekin ön yüzündeki tanzim yazıları, rakamlarının ve imzanın arka yüzündeki kendi cirosu dışındaki yazıların kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Sanık müdafii de bu savunmaya iştirak etmiş, müvekkilinin kendi el ürünü olmayan sadece işverenlerinin talebiyle sahteliğinde habersiz olduğu çeki bankaya götürdüğünü belirtmiştir.
DEĞERLENDİRME
Öncelikli sanığın bu çekin sahteliğini bilerek hareket etmediğine dair savunmasının aksi sabit değildir. Banka ile yapılan kredi sözleşmesinin çekin verildiği tarihte mi yoksa daha önce mi imzalandığı açık değildir.
Ayrıca vekaleten hareket ettiğini söyleyen sanığın savunması karşısında çekilen kredinin şirket kayıtlarına intikal edip etmediği kimin tarafından harcandığı hususu da araştırılmamıştır. Bu kredi bedeli şirket adına kullanılmış ise sanığın bundan maddi menfaat elde ettiği de düşünülemez.
Sanığın savunmasındaki açık beyanına rağmen yerel mahkemece (sanığın şirket adına temsile yetkili olduğunu gösterir) vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılmamış haliyle de dosya arasına da alınmamıştır. Dosya arasında okunaksız fotokopisi bulunan kredi sözleşmesi aslı veya denetime elverişli onaylı sureti temin edilip ilgili banka kayıtlarından da teyit ettirilmemiştir.
Kredi sözleşmesinin içeriğinin de denetlenerek (ucu açık bir sözleşme olup olmadığı tespit edilip) söz konusu çekin kredi sözleşmesinin tanzimi sırasında mı verildiği yoksa çekilmiş olan bir kredinin teminatı olarak sonradan bankaya sunulup sunulmadığı da açıklığa kavuşturulmamıştır.
Maddi menfaatin şirkete ait olduğu kredi çekme olayında şirket yetkililerinin belirlenerek CMK'nin 48/1 ve devamı maddeleri kapsamında tanık olarak dinlenmesi, gerektiğinde çekteki tanzim yazı ve imzalarının bu kişilere ait olup olmadığının da araştırılarak böylelikle sanığın hukuki durumunun da değerlendirilmesi gerektiği halde yerel mahkemece buna tevessül edilmemiştir.
... · 11. Ceza Dairesi Üyesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13276, K. 2022/20035, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama