KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/13611 E., 2023/3008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve 2011/33 Esas, 2013/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
2. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve 2011/33 Esas, 2013/32 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2014/22397 Esas, 2017/9616 Karar sayılı kararı ile mağdur ...'dan boş olarak çalınan çekin, sahte cirolar yapılıp sanık tarafından tedavüle konulduğunun sabit olması karşısında; sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/23 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, müdafii atanmasını istediği halde atanmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, suça konu çeki kendisinin cirolamadığına, atılı suçları işlemediğine İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılandan satın aldığı elma karşılığında mağdur ...'dan boş olarak çalınan çeki, sahte cirolar yapıp 20.000,00 TL bedelli olarak düzenlenmiş şekilde verdiği, bu suretle atılı suçları işlediği iddiasıyla hakkında kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, soruşturma aşamasında alınan beyanında, bahse konu çek ile alakasının olmadığını belirtmiş, kovuşturma aşamasında bozma öncesi alınan beyanında, katılan ...'dan elma satın aldığını ve 20.000,00 TL bedelli çek verdiğini bu çeki İzmir halinde toptancılık yapan ... Kara isimli kişiden aldığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan beyanında ise, katılana 18.000,00 TL bedelli çek verdiğini, suça konu çeki vermediğini beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık ... ... alınan beyanlarında özetle, katılan ...'dan elmaları sanık ...'nin satın aldığını, kendisinden ciro yapılması istendiği için sadece ciro ettiğini beyan etmiştir.
4. Katılan ..., zararının giderilmesini, şikayetçi olduğunu, katılmak istediğini belirtmiştir.
5. Suça konu çeke ilişkin düzenlenen kriminal raporları, Ankara Ticaret Sicil Memurluğu ve Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazıları, tanık M.T.nin beyanları, ... Kara isimli kişiye ilişkin düzenlenen araştırma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresinin ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.
3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 18.01.2006 olarak yazılmış ise de, katılan ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu çeki 22.01.2006 tarihinde aldığını belirtmesi karşısında suç tarihinin 22.01.2006 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller, katılan ...'in aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanı ile uyumlu temyiz dışı sanık ... ...'nun beyanları, sanığın aşamalarda çelişen beyanları ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2014/22397 Esas, 2017/9616 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Her ne kadar sanık temyizinde müdafii atanması talebinin yerine getirilmediğini belirtmiş ise de; sanığın bozma öncesi ve sonrası yaptığı sorgular öncesi Mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi gereğince haklarının hatırlatıldığı ve müdafi yardımından faydalanabileceğinin ihtar edildiği ancak sanığın, müdafii talebinin olmadığını, yüklenen suç hakkında kendi iradesi ile savunmalarını kendisinin yapacağını belirttiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Temyiz dışı sanık ... ...'nun ve katılanın beyanlarına göre, zararın 4.200,00 TL'sinin karşılanmış olması karşısında, kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ... gösterip göstermediği katılana sorulduktan sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/23 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/23 Esas, 2018/12 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13611, K. 2023/3008, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama