KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14164 E., 2023/7354 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/50 E. 2018/86 K
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında şikayetçi ... ile mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümler bakımından.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi tarafından, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.03.2012 tarihli ve 2012/6 Esas, 2012/163 Karar sayılı hükmün daha önce Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 23.05.2016 tarihli ve 2013/29881 Esas, 2016/5248 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ve görevsizlik kararı sonrası verilen hükümlere yönelik temyiz yolu açık olup, istinaf kanun yoluna başvurma olanağı bulunmadığından bahisle dosya Yargıtay'a gönderilmiş ise de: bozma ilamını konu hükmün sanığın, katılan ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm olduğu,
sanık hakkında şikayetçi ... ile mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinafa tabi olduğu nazara alındığında;
incelemeye konu dosyada sanık hakkında şikayetçi ... ile mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle bozma üzerine kurulan hüküm bakımından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2012 tarihli ve 2012/6 Esas, 2012/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2012 tarihli ve 2012/6 Esas, 2012/163 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2016 tarihli ve 2013/29881 Esas, 2016/5248 Karar sayılı kararı ile "eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumunun ve derneğin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/50 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 6.000,00 TL hapisten çevrili ve 100,00 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına;
mağdurlar ..., ..., ... ve şikâyetçi ...'e yönelik eylemleri nedeniyle 4 kez 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "iddianamede sanığın şikâyetçilere yönelik eylemlerinin ayrı ayrı tanımlanmaması ve şikâyetçilerin zararlarının ne şekilde oluştuğunun açıklanmaması" nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ve eksik inceleme sonucu mahkûmiyetine hükmedildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisini ... Yardımlaşma Derneği yetkilisi ... olarak tanıttığı ve bu derneğin Tunceli'de açacakları şubesi için katılan ...'ye tabela hazırlattığı, faturayı ...'da keseceği ve ödemeyi de burada yapacağı hususunda katılanı kandırdığı ancak herhangi bir ödeme yapmadığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan ...'nin, sanığı net ve kesin şekilde teşhis ettiğine ilişkin 30.09.2011 tarihli tutanak düzenlenmiştir.
4. Mahkemece sanığın, katılan ...'ye yönelik kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi ... ile Mağdurlar ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Bakımından Ön inceleme bölümünde birinci paragrafta izah edilen sebeplerle inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
B. Katılan ...'ye Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Bakımından
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşması için kamu kurum, kuruluş, siyasi parti, vakıf veya derneğin yalnızca isminin kullanılması yeterli olmayıp, bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, makbuz vb. gibi basılı evrakının ibraz edilmesi, bu kurumlara ait taşıtın kullanılması veya kurum logosunu taşıyan elbise giyilmesi gibi mağdurun üzerinde kurumdan gelindiğine dair bir düşünce oluşturulması gerekmektedir.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde dosya kapsamında bulunan kartvizit örneğinde "... Sosyal Hizmetler Kurumu-Hakkari Bölge Temsilcisi ..." ibaresinin bulunduğunun anlaşılması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından sanığın eylemi sırasında, ... Yardımlaşma Derneğinin maddi varlığına ilişkin kartvizit, amblem, makbuz vb kullanıp kullanmadığının araştırılmasından sonra sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu mu basit dolandırıcılık suçunu mu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şikayetçi ... ile Mağdurlar ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Bakımından Gerekçe bölümünün (A) bendinde ve ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/50 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararına yönelik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan ...'ye Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Bakımından Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2017/50 Esas, 2018/86 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14164, K. 2023/7354, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama