İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/14478 K.2023/1151

Katılan sanık ...'ın yüzüne karşı verilen 16.04.2015 tarihli karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun…

Esas2021/14478Karar2023/1151Tarih1 Mart 2023Okuma10 dk · 1.953 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2021/14478 E., 2023/1151 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/252 E., 2015/166 K.
Suçlar
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
Hükümler
Mahkûmiyet,beraat
Temyiz edenler
Katılan sanık ... ve müdafii
Tebliğname görüşü
Onama, bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.953 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Katılan sanık ...'ın yüzüne karşı verilen 16.04.2015 tarihli karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.06.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.

Katılan sanık ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile;

1. Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine,

2. Resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,

3. Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 136 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2018 tarihli ve 2016/134212 sayılı, sanık ... yönünden suç vasfı ve uzlaşmaya yönelik bozma ile diğer hükümlere yönelik onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan sanık ... müdafiinin temyizi; sanık hakkındaki, mahkûmiyet hükmünün kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, ayrıca sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine, sanıklara atılı suçların sübut bulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Olay tarihinden önce katılan sanık ...'ın, sanık ...'ın kız kardeşiyle evli olduğu, kendi adına kredi alamadığı için tapuda adına kayıtlı olan Sapanca ilçesi Kırkpınar Köyü 2267 parselde 1/12 arsa paylı dubleks evi ...'ın üzerine devrederek kredi aldığı, kredi ödemelerini kendisinin yaptığı ancak eşinden boşanma aşamasında sanık ...'ın bu evi muvazaalı olarak diğer sanık ...'a 01.02.2013 tarihli gayrimenkul satış protokolü ile 08.02.2013 düzenleme tarihli ... emrine 150.000-TL bedelli senet düzenlendiği, bu protokole istinaden tapu dairesinde ... ile ...'ın çalışanı olan sanık ...

Açıkelli'nin resmi senetle ve vekaleten 08.02.2013 tarihinde alım satım işlemi yaptıkları, katılan sanık ...'in ise sanıkların işlemlerinin muvazaalı olduğuna dair ...'ın vekilleri olan Avukat Orhan Yanlız Mavioğlu, Avukat Ayça Bayburan ve Avukat Duygu Alkan arasındaki e-posta haberleşmesini ele geçirmek suretiyle delil olarak sunduğu bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçu ile sanıklar ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri ayrıca katılan sanık ...'ın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık ...'ın, atılı suçlamaları kabul etmeyerek, Sezgin Burak'tan satın almış olduğu daireyi sanık ...'a sattığını bunun karşılığında da senet aldığını ve sözleşme düzenlediklerini savunmuş olduğu belirlenmiştir.

3. Sanık ...'ın, atılı suçlamaları kabul etmeyerek, Barış'tan söz konusu daireyi aldığını karşılığında senet verdiğini, olaylarla ilgisi olmadığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.

4. Sanık ...'nin, atılı suçlamayı kabul etmeyerek, sanık ... ile sanık ... arasındaki hukuki ilişkinin ayrıntısını bilmediğini, kendisine verilen vekaletname ile dairenin alışını yaptığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.

5. Katılan sanık ...'ın, üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlemediğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu, kredi kullanabilmek amacıyla anlaşmalı bir şekilde Barış'a devrettiğini, kredi ödemelerini kendisinin yaptığını boşanma aşamasına geldiğinde kendisinin bilgisi dışında taşınmazı tapuda sanıkların iştirak halinde devrettiklerini savunmuş olduğu belirlenmiştir.

6. Tanık E. L. Z'nin. beyanında özetle, katılan sanık ...'ın, Barış'ın kız kardeşiyle evli olduğunu, ticari hayatının kötü gitmesi üzerine Sapancada bulunan villasını inanç sözleşmesi ile Barış'a devrettiğini, Barış'ın da bunun karşılığında konut kredisi çekerek parayı Burak'a verdiğini, kredi taksitlerini Burak'ın ödediğini, kredi ödemeleri azaldığı dönemde Burak ile Barış'ın kız kardeşinin boşanma aşamasına girdiklerini, bunun üzerine Barış'ın, inanç sözlemesi ile üzerine devredilen villanın geriye iadesini yapmayacağını söylediğini, daha sonra aralarında hukuk davası açıldığını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır.

7. Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden eylemin hukuki ihtilaf kapsamında olduğu, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden ise sanıklar ..., ... ve ...'ın işlediklerine ilişkin kesin delil bulunmaması nedeniyle temyiz incelemesine konu beraat hükümleri kurulmuş olduğu, yine katılan sanık ...'ın ise atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A.Katılan Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede

Katılan sanık ...'ın yüzüne karşı verilen 16.04.2015 tarihli karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.06.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan sanık ...'ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B.Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçu Yönünden Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

1. Gerekçeli karar başlığında “Dolandırıcılık ” olarak yanlış yazılan suç adının, “Kamu kurum ve

kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç

olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Mahkemecesince hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine, aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı" verilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Verilen Hükümlere Yönelik Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

1. Sanıklar ... ve ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'nın 16.10.2014 ve sanık ...'ın 30.01.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

D.Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden Verilen Hükümlere Yönelik Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm verilebileceği, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan bahsedilmesinin, o olay hakkında da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, 02.03.2014 tarihli iddianamede sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı gibi bu sanığa karşı anlatılmış bir sahtecilik eylemi de bulunmadığı, bu haliyle iddianamede anlatılmayan eylemle ilgili dava açılmadığı, sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin yok hükmünde olduğu,

adı geçen sanık hakkında açılmamış resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraatine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

E.Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçu Yönünden Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

Katılan sanık ...'in, diğer sanıkların işlemlerinin muvazaalı olduğuna dair ...'ın vekilleri olan Avukat Orhan Yanlız Mavioğlu, Avukat Ayça Bayburan ve Avukat Duygu Alkan arasındaki e-posta haberleşmesini ele geçirmek suretiyle delil olarak sunduğu bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan olayda, 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin başkasına verilmesi,

yayılması ya da ele geçirilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (TC kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü,

sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinde düzenlenen "Haberleşmenin gizliliği" suçunun oluşabilmesi için ise belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının;

başka kişi veya kişiler tarafından kaydedilmesi eylemi olduğunun anlaşılması gerektiği, bu bilgiler ışığında somut olayda sanığın eyleminin kişiler arasındaki haberleşmeyi ifşa etmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunan 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturması karşısında suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Katılan Sanık ... Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ...'ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince oy birliğiyle REDDİNE,

B.Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçu Yönünden Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki “223/2-c” ibaresinin çıkartılarak yerine “223/2-a” ibaresi yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. ... ile ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Hükümlere Yönelik Katılan Sanık ... Müdafii Tarafından Yapılan Temyiz İsteğinin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Verilen Hükümler ile Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçu Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/252 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14478, K. 2023/1151, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14478
Karar No
2023/1151
Tarih
1 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/14481 K.2023/1965
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14484 K.2023/3793
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/14486 K.2023/1960
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/14487 K.2023/1964
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14487 K.2023/3078
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/14488 K.2023/1959

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.