KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14541 E., 2023/8064 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/215 E., 2018/273 K.
- Suçlar
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2012/35 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 8 kez, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2012/35 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2016/3922 Esas, 2017/12547 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eylemleri nedeniyle 4 kez, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılanlar ..., ..., ..., ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle 4 kez, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; ... sanığın, katılanlarla aynı anda mı, ayrı ayrı mı görüşme yaptığının belirlenmesinden sonra eylemlerinin tek bir dolandırıcılık suçunu mu, her bir katılana yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçlarını mı oluşturacağının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ... nedeniyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; uzlaştırma işlemlerinin usulsüzlüğüne ve kararın temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Milli Eğitim Bakanlığı'nda tanıdıkları olduğunu söyleyerek işe yerleştirme vaadi ile katılanlardan menfaat temin ettiği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Yapılan yargılama sonunda ... sanığın, kendisini Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalışıyor olarak tanıtıp, Bakanlık bünyesinde işe alımlar konusunda yetkili olan kişilerle şahsi ve fiili bağlantıları olduğunu beyan ederek, isimleri ve anılan Bakanlık'ta hangi statüde görev yaptıkları ya da yapmadıkları tam olarak anlaşılamayan kamu görevlileri tarafından katılanların işe alınacağı yönünde beyanlarda bulunmak suretiyle menfaat sağlamak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabulü ile her bir katılana yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, uzlaştırma süreci öncesinde sanık tarafından bir kısım katılanların zararlarının kısmen karşılandığı ancak kısmi ödemeye muvafakat edilmemesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, bir kısım katılanların zararlarının ise Mahkemece iki kez verilen süreye rağmen karşılanmadığından taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ...'ye Yönelik Eylem Yönünden Yapılan İncelemede
1. Sanığın, katılan ...'ye yönelik eylemi bakımından suç tarihinin, sanık adına PTT aracılığıyla 2.000,00 TL'nin yatırıldığı 03.04.2012 olduğu ve sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemler Yönünden Yapılan İncelemede;
Gerekçeli karar başlığında, katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın şikayet tarihi olan 17.11.2011 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, sanığın, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri bakımından sanık lehine son para yatırma tarihleri olan 06.09.2011 olduğu ve sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince duran süreler gözetilerek yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürelerin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Katılan ...'ye Yönelik Eylem Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14541, K. 2023/8064, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama