KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/15441 E., 2023/7046 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/80 E., 2018/513 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkûmiyet(2 kez
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2013 tarihli ve 2012/715 Esas, 2013/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ...
11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2013 tarihli ve 2012/715 Esas, 2013/155 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 28.12.2016 tarihli ve 2015/11771 Esas, 2016/11236 Karar sayılı kararı ile TCK'nın 158/1-l. maddesinde “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunun düzenlendiği, daha önce Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suç tipinin anılan düzenlemeyle Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği,
delilleri takdir etme ve tartışmasının üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesinin görevine gireceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi lüzumu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/488 Esas, 2013/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...' yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/488 Esas, 2013/92 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.01.2017 tarihli ve 2017/394 Esas, 2017/814 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2017/80 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e ve şikâyetçi ...'e yönelik eylemleri sebebiyle ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, dosyanın tekrar incelenmesini, kart sahibinin ..., parayı çekenin Pınar olduğu, beraat verilmesine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz isteği, kararın usul veyasaya aykırı olduğu, şüpheden uzak delil olmadığı, cezanın fazla olduğu,lehe hükümlerin uygulanmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçi ...
13.10.2011 tarihinde... nolu telefon hattını arayan bir şahsın komiser olarak kendini tanıttığını, kimliği ve telefonu ile ilgili sorular sorduktan sonra şikâyetçinin banka hesaplarından terör örgütüne para yardımı yapıldığını, sanığın verdiği banka hesabına para yatırmasını söylediği, Şikayetçinin Akbank hesabından 3.000,00 TL sanık ve temyiz dışı sanıkların hesabına para havale ettiği, şikâyetçinin para çekme limitinin dolduğunu sanığa söylediği, sanığın talimatıyla kuyumculardan 10 tane cumhuriyet altını alarak sanığın verdiği hesap numarasına parasını yatırdığı, toplamda şikâyetçi 6.544.00 TL zarara uğrattıkları;
katılan ... olay tarihi olan 26.07.2011 tarihinde kendisini emniyet mensubu olarak tanıtan bir erkek şahsın cep telefonundan aradığını, bir suç şebekesinin peşinde olduklarını ve katılanın hesabından bu suç şebekesine para aktarıldığını, sanığın söylediği hesaba para yatırmasını söylediği, katılanın sanığın söylediği hesaba toplamda 5.000,00 TL yatırdığı anlaşılmaktadır.
2.Uzlaşma raporu, şikâyetçi ... e bizzat tebliğ yapıldığı ve süresi içerisinde cevap vermediği; 14.08.2017 tarihli uzlaşma raporu ise sanık ...'a 27.07.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ yapıldığı halde süresinde cevap vermediğinden uzlaşmanın sağlanamadığı şeklindedir. 3. Sanık savunması, katılan ve şikâyetçi beyanı, uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor ile tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın atılı suçları işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanığın Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemi Yönünden
1.1Sanığın savunması, şikâyetçi beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suçun sübutuna ilişkin ve sanığın kişiliği, suç işleme hususundaki eğilimi, zararın giderilmemesi, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaatin oluşmaması nedeniyle lehe hükümlerin uygulanmadığı anlaşıldığından mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanığın Katılan ...'e Yönelik Eylemi Yönünden
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek ve aynı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih ile uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 26.07.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Sanığın Şikâyetçi ...'e Yönelik Eylemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli 2017/80 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sank ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanığın Katılan ...'e Yönelik Eylemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2017/80 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15441, K. 2023/7046, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama