KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/15948 E., 2023/7676 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/245 E., 2019/18 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
1. Sanığın temyizi yönünden; sanığın yüzüne verilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.01.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2013 tarihli ve 2013/520 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2013/312 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/15120 Esas, 2017/14807 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi için üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
4. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2017/245 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi; tekerrür hükümlerinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna ilişkindir. 2. Sanığın müdafiinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğine, zararı gidermek istediği halde karşı tarafa ulaşılamadığı için uzlaşmanın sağlanamadığına, iddia, mütalaa ve hüküm arasında çelişki bulunduğuna, lehe maddelerin uygulanmadığına, katılanın gereken belgeleri getirmemesi nedeniyle sanığın emeklilik işlemlerini yapamadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 2011 yılında tanıştığı katılana kendisini sigorta müfettişi Yüksel Bora Olarak tanıttığı ve katılanın emeklilik işlemlerini Sosyal Güvenlik Kurumundan hallettirebileceği vaadinde bulunarak katılandan parça parça 12.000,00 TL para aldığı, sanığın inandırıcılığı artırmak için Sosyal Güvenlik Kurumundan verilmiş gibi fotokopi belgeleri de katılana verdiği, ancak işlemleri halletmemesi üzerine katılanın yaptığı araştırma sonucu sanık tarafından dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık, mali müşavirin yanında çalıştığını, katılana emeklilik işlemlerine yardımcı olabileceğini söylediğini ancak katılanın gerekli belgeleri getirmemesi nedeniyle işlemlere başlayamadığını savunmuştur.
3. Taraflar arasında katılanın uzlaştırma teklif formuna cevap vermemesi nedeniyle uzlaştırmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkemece; katılan ve tanık beyanları, sanık savunmaları, banka dekontu karşısında sanığın sabit görülen eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan mâhkumiyet hükmü kurulmuştur
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Tekerrüre İlişkin Eleştiri ve İki Numaralı Bozma Görüşü Yönünden
1. Sanığın tekerrüre esas alınan ve uzlaştırma kapsamında olan dolandırıcılık suçu için uzlaştırma işleminin yapıldığı ancak Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ek kararına göre uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle hükmün infazının devamına karar verildiği,
2. Daha ağır ceza içermesi nedeniyle tekerrüre esas alınabileceği belirtilen Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ilamının kesinleşme tarihinin ise suç tarihinden sonra 14.05.2013 olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı,
Anlaşıldığından tüm bu açıklamalar çerçevesinde tekerrüre ilişkin uygulamanın doğru olması nedeniyle tebliğnamedeki eleştiriye ve bozma yönündeki görüşe bu yönlerden iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında izah edildiği üzere sanığın süresinden sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. İddianamede, katılanın şikâyet dilekçesine ek olarak sunduğu ve sanığın eylemini gerçekleştirirken hile vasıtası olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna ait gibi düzenlenmiş olan antetli ve kurum yetkililerinin imzasını taşıyan fotokopi belgeler verdiğinin iddia edilmesi, ayrıca somut olayda haksız menfaatin temin tarihinin net bir şekilde anlaşılamaması karşısında, katılanın bu hususlarda detaylı beyanına başvurularak belgelerin menfaat temini sırasında mı yoksa menfaat temin edildikten sonra mı kendisine verildiği,
menfaat temin ederken hile unsuru olarak kullanılıp kullanılmadığı hususlarının ve dosya içerisindeki belge, dekont tarihleri ile sanıkla katılanın tanıştıkları tarih dikkate alınarak son haksız menfaatin temin tarihinin sorulması ve sonucuna göre eylemin kamu kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumu araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçuna temas edip etmediğinin değerlendirilmesi,
suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığının tespiti halinde ise suç tarihine göre sanığın eyleminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; sanığın değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2017/245 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın bozulan hükümden dolayı kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/15948, K. 2023/7676, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama