KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/16212 E., 2025/6900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/12 E., 2016/18 K.
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Temyiz edenler
- Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın;
özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2013/23343Esas ve 2015/31689 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün bozulmasından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki karar aynen benimsenmiş ise de; mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, aralarındaki ticari ilişki kapsamında katılandan aldığı 644 TL bedelli emre muharrer senedin miktar hanesinin başına “2” rakamı yazarak 2.644 TL değerindeki senet ile icra takibi başlatmak suretiyle, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın tahrifat yapılan senet ile icra takibi başlatmasından sonra, senet üzerinde sahtecilik yapıldığının ortaya çıkması üzerine takipten vazgeçerek senedi alıp yok ettiği, ekspertiz raporuyla miktar hanesinin başına “2” rakamının sonradan yazıldığının ve yazım tarzının diğer rakamlardan farklı olduğunun belirlendiği, sanığın katılan tarafından kendisine 2.644 TL değerinde emre muharrer senet verilmesini gerektirir ticari ilişkiye dair fatura, satış sözleşmesi gibi belge sunamadığı ve bu şekilde üzerine atılı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin sabit olduğu ve mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken, katılanın zarar görmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16212, K. 2025/6900, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama