KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/16235 E., 2025/1064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/458 E., 2014/137 K.
- Suçlar
- Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkumiyet, ret, karar verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Sanığa yüklenen suçlardan kamu davasına katılma hakkı bulunan ve davadan haberdar edilmeyen suçtan zarar gören ...vekilinin hükümleri temyiz etmesi dikkate alındığında davayı takip etme ve katılma iradesini ortaya koyduğu değerlendirilmekle, katılan sıfatını alabilecek olan suçtan zarar gören ...nin 5271 sayılı CMK'nin 260. maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2, 234 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan karar verilmesine yer olmadığına şeklinde verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizinin mümkün bulunmadığı;
Diğer hükümler yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
A. Özel belgede sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Şirket Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Şirket Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 29.02.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Katılan Vekilinin Temyiz Başvuruları Yönünden Yapılan İncelemede;
1.Sanığın, katılan ...'in kimlik fotokopisini ele geçirip, bu nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafı değiştirerek, 26.04.2007 ve 30.04.2007 tarihlerinde katılan ... firması ile abonelik sözleşmesi yapıp sabit hat aldığı, 02.08.2010 tarihli ekspertiz raporuna göre söz konusu tarihlerde düzenlenen abonelik sözleşme belgelerindeki imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı fotokopisi kullanılarak eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında;
eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın suça konu sabit hatlar nedeniyle ödemediği borç bulunup, bulunmadığının ve ödenmeyen borç bulunması halinde katılan şirketin toplam zararının ne kadar olduğunun tespit edilmesi ile temyiz dilekçesinde zararı gidermek istediğini belirten sanığa, zararı gidermesi için süre verilerek, sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
3. Kabule göre de;
a. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16235, K. 2025/1064, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama