KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/16686 E., 2024/10080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/661 E., 2014/385 K.
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın katılan şirketin İstanbul sorumlusu olarak işten ayrıldığı 31/03/2011 tarihi itibarıyla şirket adına tahsil ettiği 7432, 79 TL' yi katılan şirkete teslim etmeyip uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; dosyaya sunulan 14.02.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda sanığın 7222,11 TL' yi uhdesinde tuttuğunun belirtilmesi üzerine, sanık müdafii tarafından sanığın katılan şirket adına yaptığı harcama dökümleri ve faturaları sunduğu,
bunun üzerine aynı heyet tarafından düzenlenen 08.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda sanık müdafii tarafından sunulan fatura ve belgelerin satıcısından suretlerinin getirtilip mevcudiyeti ortaya konulursa şirket lehine harcamalar olarak kabul edilebileceğinin bildirilmesine rağmen, hükme esas alınan bila tarihli serbest muhasebeci mali müşavir ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda,
sanık tarafından katılan şirketten ayrılış tarihinde kasa raporu sunulduğu kabul edilerek kasa raporuna bir itiraz yapılmaması nedeniyle yapılan harcamaların gerçek olduğu varsayımına dayanılarak sanığın uhdesinde katılan şirkete ait para bulunmadığının yazıldığı, buna karşın katılan şirketin sanık tarafından işten ayrılırken kendilerine bir kasa raporu sunulmadığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti için, sanığın katılan şirkete işten ayrılırken kasa raporu sunduğu hususunun kesin bir şekilde tespit edilmesi,
oluşa uygun olan 08.10.2013 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda belirtildiği üzere sanık müdafii tarafından sunulan fatura ve belgelerin satıcısından suretlerinin getirtilip mevcudiyetinin ortaya konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, sanık tarafından katılan şirkete sunulan bir kasa raporunun varlığına dair kabule dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16686, K. 2024/10080, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama