KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/19184 E., 2025/4440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/352 E., 2015/139 K.
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Temyiz edenler
- Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın Bursa ili Osmangazi ilçesi, ...
Mahallesi, 665 Ada 18 Parselde kayıtlı 46 bağımsız numaralı bölümün maliki olduğu; sanığın söz konusu taşınmazı 12.03.2013 tarihinde... isimli kişiye tapuda satış yaparak mülkiyetini devrettiği,sanığın belirtilen taşınmazlar üzerinde hak sahibi olmamasına rağmen kamu kurumu olan tapu müdürlüğü tarafından düzenlenmiş 46 numaralı bağımsız bölüm için düzenlenmiş resmi tapu senedini katılana göstermek suretiyle söz konusu iki taşınmazın maliki olduğu hususunda katılanı inandırdığı;
katılanın, sanığın babasının tıp doktoru olması ve onu önceden beri tanıyor bulunması nedeniyle sanığa inanıp güvendiği , sanığın 2013 yılı Eylül ayında 665 ada, 18 parselde kayıtlı 46 ve 48 numaralı bağımsız bölümlerin satışı hususunda katılan ile pazarlık yaptığı; taşınmazların sanığa ait olduğunu düşünen katılanın her iki taşınmazı toplam 750.000 TL üzerinden satın almayı kabul ettiği; tarafların bu hususta harici satış sözleşmesi ve protokol düzenledikleri; sanığın “söz konusu taşınmazları....
Unvanlı bir şirkete 5-5 yıllık süre ile kiraladığını bu nedenle resmi satış işlemlerinin ancak 01.07.2014 tarihinde yapılabileceğini” söylediği; bu hususa da inanan katılanın mülkiyetin devrinin daha sonra yapılmasını kabul ettiği; tarafların anlaşması sonunda katılanın satış bedeline mahsuben 04.09.2013 tarihinde banka hesabından 250.000 TL' yi EFT yoluyla sanığa gönderdiği. 04.10.2013 tarihinde nakit olarak 50.000 TL verdiği.
08.10.2013 tarihinde elden 100.000 TL ödediği; ayrıca 175.000 TL miktarlı 05.03.2014 ve 05.04.2014 tarihli iki adet çeki keşide edip sanığa teslim ettiği, sanığın aldığı çekleri başkalarına devir ve temlik ettiği; bu şekilde çekleri kullandığı; çekleri elinde bulunduran 3. kişilerin telefonla arayıp çekler hakkında bilgi istemesi üzerine katılanın tapu kayıtlarında araştırma yaptığı; araştırma sonunda sanığın tapu senedini ibraz ederek kendisine ait gibi gösterdiği 46 numaralı bağımsız bölümü harici satış sözleşmesinin ve protokolün düzenlenmesinden önce... isimli kişiye satıp devrettiğini belirlediği;
ayrıca diğer bağımsız bölümün ise sanığa değil...' e ait olduğunu tespit ettiği; bunun üzerine sanığı arayıp açıklama yapmasını istediği; sanığın katılanı oyaladığı; tanık ...' in “taşınmazın satışından haberi olmadığını; taşınmazla ilgili olarak sanığa vekaletname vermediğini” ifade ettiği, sanığın, kamu kurumu olan tapu müdürlüğünün maddi varlıklarından olan tapu senedini katılana karşı kullanarak bu şekilde oluşturduğu güvenle ondan harici satış sözleşmesi ve protokol ile değişik zamanlarda nakit,
eft ve çek olarak toplam 750.000 TL tutarında haksız menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; taraf ve tanık anlatımları, banka cevabı yazıları ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde; sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği ve belirtilen taşınmazlar üzerinde hak sahibi olmamasına rağmen harici satış sözleşmesi ve protokol düzenleyerek, haksız kazanç elde ederek, katılanın zararına neden olmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19184, K. 2025/4440, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama