KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/20500 E., 2025/4454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/98 E., 2015/137 K.
- Suçlar
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, iftira, 5464 sayılı Kanuna aykırılık
- Hükümler
- Beraat, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Tebliğname görüşü
- İade, onama
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz olmadığından, yalnızca bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından suçundan kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın itiraza tabi olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 5464 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 231/12 maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğu kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, bu kararlar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" şeklindeki düzenleme gereğince de, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. İddianamede anlatılan olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde de gerekli görüldüğünde her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidebilecektir.
İnceleme konusu dosyada; sanık hakkında düzenlenen 13.04.2015 tarihli iddianamenin anlatım kısmında sanığın arkadaşı olan katılanın kimlik belgesini ele geçirip, kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yaptığı belge ile kredi işlemleri için ...'a başvuru yapmasına ilişkin eyleminden bahsedildiği, sanığın ... Bankası, ... ve ... Bankası'na yönelik eylemleriyle ilgili bir anlatım olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın bahsedilen bankalara yönelik eylemi ile ilgili olarak yeni iddianame ile dava açılması gerekirken Yerel Mahkemece yargılamaya devamla iddianamede anlatılmayan eylemler nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20500, K. 2025/4454, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama