KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/21880 E., 2025/6950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/94 E. 2015/270 K.
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hükümler
- Beraat, mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in, Milli Savunma Bakanlığına (MSB) bağlı birimlere kalorifer yakıtı sağlayan ...
Enerji A.Ş.'ye bağlı şoför olarak çalıştığı, 17.03.2015 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, ... tesislerinden yüklemiş olduğu 9.680 Kg kalorifer yakıtının, askeri birimlere dağıtımını gerçekleştirmek üzere ...'e geldiği, MSB Tedarik Bölge Başkanlığında sivil işçi olarak çalışmakta olan sanık ... ile buluştukları, birlikte aynı civarda bulunan sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... firmasına ait tartıya gittikleri, aracın dolu olarak tartılmasını sağladıktan sonra, .. ...
Tedarik Bölge Başkanlığı kontenjanı olan 4.800 kg yakıtı boşalttıkları, daha sonra yeniden aracı kantara sokarak aldıkları fişlerle birlikte bu kez ...
Kalite Yönetim Bölge Başkanlığı kontenjanı olan 1.400 Kg yakıtı teslim ettikleri, sanık ... ile sanık ... .'nın, Askere alma Bölge Başkanlığına ait 3.480 Kg yakıtı teslim etmek üzere yolda bulundukları sırada, aracın arıza yaptığı, sanık ...'in olay yerine, daha önce tanıdığı ...'ı çağırdığı, ...'ın olay yerine şirkete ait ... plakalı araçla geldiği,
hortum marifetiyle her iki araç arasında yakıt aktarımı yapıldığı sırada güvenlik güçleri tarafından olaydan şüphelenilerek yapılan incelemede, aktarım yapılan ikinci tankerde 6.180 Kg yakıt bulunduğunun, bu miktarın Askere alma Başkanlığına ait 3.480 Kg'lık kontenjandan fazla olduğunun belirlenmesi nedeniyle, ... ..
Tedarik Bölge Başkanlığına ait tankerde yapılan incelemede, boşaltım yapılan yakıt miktarının 2.016 Kg olduğu, 2.780 Kg eksik boşaltım yapıldığının tespit edildiği, kuruma boşaltılması gereken kalorifer yakıtı miktarının suç tarihi itibari ile ekonomik değerinin 3.669,60 TL olduğunun belirlenerek sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs ettiği iddia edilen olayda;
A. Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Her ne kadar sanıklar hakkında eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna isabet ettiği değerlendirilse de, sanık ...'ın ... Tedarik Bölge Başkanlığında sivil işçi olarak çalıştığı, sanık ...'in ise ... Enerji A.Ş.'ye ait yakıtın tartımını yapan ... firmasının yetkilisi olduğu, sanıkların MSB ile doğrudan hizmet ilişkisinde bulunmadığı, bu nedenle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e maddesinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna temas ettiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,
B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın sevk ve idaresinde ... plakalı aracın yakıt alımında, yakıtın tartıma girmesinde, yakıtın boşaltılmasında, tekrar tartıma girmesinde aracın başında olduğunu ve yıllarca aynı şirkette çalıştığını beyan etmesi karşısında, sanığın her ne kadar yakıtın boşaltılacağı şehirde daha önce hiç görev yapmadığını ifade etmesi ve ilk derece mahkemesince bu hususun beraat kararında etkili olduğu belirtilmişse de, sanığın yıllarca bu görevi ifa ettiği, farklı bir ilde görev yapmasının, yapmış olduğu işine etkisinin olmayacağı,
yapılan eksik yakıt boşaltılması ve aracın üzerindeki kalan yakıtı sanığın bilebilecek durumda olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, diğer sanıklarla birlikte dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği dosya kapsamından anlaşılmasına karşın, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
C. Kabule göre
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile; sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kamu davası açıldığı halde, eylemlerinin neden teşebbüs kapsamında olmadığı açık olarak gerekçeye yansıtılması ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2. Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21880, K. 2025/6950, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama